Mayıs ayı dünya genelinde ‘Mastürbasyon Ayı’ olarak anılıyor. Bu nedenle bu hafta mastürbasyon hakkında konuşmak istedim. Çünkü cinsellik hakkında yanlış bilgilerin en yoğun olduğu konulardan biri mastürbasyon. Ve yanlış bilgiler, insanların kendi bedenleriyle olan ilişkisini olumsuz etkileyebiliyor.
Öncelikle en temel yerden başlayalım; mastürbasyon zararlı değildir. Evet, yıllardır bunun tam tersini duyduk. ‘Kör yapar’, ‘kısırlık yapar’, ‘sperm azalır’, ‘kadınlar yapmaz’, ‘fazlası ruh sağlığına zarar verir’, ‘ilişkiyi bozar’ gibi onlarca şehir efsanesi nesilden nesile aktarıldı ve aktarılmaya da devam ediyor. Ancak bilimsel olarak mastürbasyon körlük, kısırlık, fiziksel çöküş, ruh sağlığı sorunları ya da kalıcı cinsel işlev bozukluğu yarattığını gösteren bir kanıt yoktur. Tam tersine mastürbasyon birçok insan için güvenli bir cinsel davranış olabilir. İstenmeyen gebelik riski yoktur, cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski partnerli davranışlara göre daha düşüktür ve insanlar kendi bedenlerini tanıma fırsatı bulabilir. Aslında birçok insanın cinselliğini ilk keşfetme yollarından biri mastürbasyondur. Neyden hoşlandığını, hangi dokunuşların iyi hissettirdiğini, hangi hızın, baskının veya temasın haz verdiğini öğrenmek zaman alabiliyor. Mastürbasyon da bu keşif alanlarından biri olabiliyor.
İnternette sık sık ‘en iyi mastürbasyon tekniği’, ‘şu hareket orgazm garantili’, ‘kadınlar böyle yapmalı’, ‘erkekler şöyle yapmalı’ gibi içeriklerle karşılaşıyoruz. Ancak cinsellik kişisel bir deneyimdir. Her beden farklıdır. Herkesin hoşlandığı dokunuş, tempo, baskı, ortam ya da uyarılma şekli değişebilir. Bu nedenle tek bir ‘normal’ mastürbasyon biçimi yoktur. Bazı insanlar ellerini kullanır, bazıları seks oyuncaklarını tercih eder, bazıları hayal gücünden hoşlanır, bazıları görsel veya işitsel içeriklerle uyarılır. Kimileri hızlı dokunuşlardan hoşlanırken, kimileri daha yavaş uyarılmayı tercih eder. Bazıları orgazm olmak ister, bazıları yalnızca rahatlama hissi için mastürbasyon yapar. Bunların hepsi olağandır.
Bir başka önemli yanlış inanış da mastürbasyonun yalnızca ‘yalnız insanlar’ için olduğu düşüncesidir. Hayır! İlişkisi olan insanlar da mastürbasyon yapabilir. Birçok insan partneri olsa da mastürbasyona devam eder. Bir insanın kendi bedenine dokunması, kendi cinselliğini bireysel olarak deneyimlemesi ilişkisinde sorun olduğu anlamına gelmez. Bazı partnerler mastürbasyonu birlikte deneyimleyebilir, bazıları bunu bireysel bir alan olarak tutabilir. Burada önemli olan şey açık iletişim, karşılıklı saygı ve onaydır.
Kadın mastürbasyonu ise hala toplumun en çok ‘yokmuş’ gibi davrandığı konulardan biri. Erkeklerin mastürbasyon yapması ‘doğal bir ihtiyaç’ olarak görülürken kadınların cinsel haz yaşaması çoğu zaman bastırılıyor. Oysa kadınların mastürbasyon yapması da olağandır. Kadınların cinsel haz alması utanılacak değil insan bedeninin doğal bir parçasıdır. Üstelik araştırmalar, kendi bedenini tanıyan insanların partnerli ilişkilerde de cinsel hazlarını daha iyi ifade edebildiğini gösteriyor.
Bir diğer yanlış inanış ise ‘sık mastürbasyon bağımlılıktır’. Bir davranışın sıklığı tek başına bir problem olduğunu göstermez. Bir insanın sık mastürbasyon yapması otomatik olarak bağımlı olduğu anlamına da gelmez. Önemli olan bu davranışın kişinin günlük yaşamını nasıl etkilediğidir. Eğer mastürbasyon kişinin sosyal yaşamını, işlevselliğini, ilişkilerini, günlük sorumluluklarını olumsuz olarak etkiliyorsa; kişi bunu istemediği halde kontrol etmekte zorlanıyor ya da yalnızca stresle baş etmenin tek yolu haline geldiyse profesyonel destek faydalı olabilir. Ancak sadece ‘çok yapmak’ tek başına bir problem göstergesi değildir. Aynı şekilde hiç mastürbasyon yapmamak da bir problem değildir. Bazı insanlar düzenli mastürbasyon yapar, bazıları nadiren yapar, bazıları hiç yapmak istemez. İnsanların cinsel isteği, merakı ve davranışları birbirinden farklıdır. Burada önemli olan kişinin bedeniyle kurduğu sağlıklı ilişkidir.
Mastürbasyonun fiziksel ve psikolojik etkileri de kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar mastürbasyon sonrası rahatlama hissederken, bazıları uykuya daha kolay dalabildiğini söyler. Bazıları için stres azaltıcı olabilir. Birçok insan ise mastürbasyon yaptıktan sonra yoğun suçluluk, utanç veya pişmanlık hissedebiliyor. Bunun nedeni çoğu zaman davranışın kendisi değil yıllarca duyulan baskıcı söylemlerdir. Özellikle ‘ayıp’, ‘kirli’, ‘ahlaksız’, ’karakter bozukluğu’ gibi söylemler insanların bedenlerinden utanmasına neden olabiliyor. Cinsellik hakkında konuş(a)mayan toplumlarda insanlar bilgiyi çoğu zaman korkudan, arkadaş ortamından ya da internet efsanelerinden öğreniyor. Ve sonunda da bedenini tanımaya çalışan insanlar istemsiz olarak gereksiz kaygılar yaşayabiliyor.
Bir de şu konu var; mastürbasyon pornografik içeriklerle eş anlamlı değildir. Evet, bazı insanlar mastürbasyon sırasında pornografik içeriklere ulaşabilir. Ancak mastürbasyon yapmak için bu içeriklerden yararlanmak bir zorunluluk değildir. Hayal gücü, duygusal uyarılar, erotik düşünceler veya yalnızca fiziksel temas da yeterli olabilir.
Mastürbasyon konusunu konuşurken hijyen konusunu da unutmamalıyız. Eğer seks oyuncakları kullanılıyorsa bunların temizliği önemlidir. Kullanılan materyallerin güvenli olması gerekir. Vücuda zarar verebilecek, tahriş oluşturabilecek ya da hijyenik olmayan nesneler kullanılmamalıdır.
Belki de mastürbasyon hakkında ihtiyacımız olan şey; konuşabilmek. İnsan bedenini korkuyla değil bilgiyle tanımak. Utançla değil farkındalıkla yaklaşmak. Çünkü yanlış bilgiler korku yaratır. Doğru bilgiler ise insanın kendi bedeniyle daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir.