Konuşmasına bölgedeki gelişmelerin ekonomik etkilerine değinerek başlayan Şahiner, savaşın etkilerinin henüz tam olarak hissedilmediğini ancak önümüzdeki süreçte çok daha ağır sonuçların ortaya çıkacağını ifade etti. Hükümetin bu tabloyu doğru yönetmediğini belirten Şahiner, ekonomik risklerin bilinçli şekilde göz ardı edildiğini söyledi.
Mali yapının ciddi bir çöküş içinde olduğunu dile getiren Şahiner, devletin ödeme gücünün zayıfladığını ve borçlanmaya bağımlı hale geldiğini vurguladı. Mevcut kaynakların verimli kullanılmadığını savunan Şahiner, yanlış harcama kalemlerinin krizi daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Kamu kaynaklarının kullanımına yönelik eleştirilerde de bulunan Şahiner, bütçeden yapılan harcamaların toplum yararına olmadığını ileri sürdü. Özellikle bazı yapıların finanse edildiği iddialarına dikkat çeken Şahiner, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Ekonomik paketleri de değerlendiren Şahiner, üreticilerin zaten ağır bir borç yükü altında olduğunu ve açıklanan desteklerin sorunu çözmek yerine daha da büyüttüğünü belirtti. Üretimin sürdürülebilirliği açısından mevcut politikaların yetersiz kaldığını dile getirdi.
Enflasyon konusunda da uyarılarda bulunan Şahiner, fiyat artışlarının henüz tam olarak hissedilmediğini ancak önümüzdeki aylarda ciddi bir yükseliş yaşanacağını ifade etti. Tedarik zincirindeki sorunlar ve maliyet artışlarının gecikmeli olarak piyasaya yansıyacağını söyledi.
Hükümetin yaklaşımını eleştiren Şahiner, ekonomik yükün toplumun üzerine bırakıldığını savundu. Alım gücünün hızla düştüğünü ve dar gelirli kesimlerin daha fazla etkileneceğini belirtti.
Zam politikalarına da değinen Şahiner, bazı artışların ertelendiğini ancak bunun geçici olduğunu ifade etti. Önümüzdeki dönemde temel tüketim kalemlerinde ciddi fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Şahiner, mevcut politikalarla sürecin yönetilemeyeceğini savundu. Ekonomik ve sosyal sorunların büyümeden önlem alınması gerektiğini belirterek sorumluluk çağrısı yaptı.