KKTC Yüksek Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında vurguladığı üzere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin basın özgürlüğü ile kişi hakları arasındaki dengenin sağlanmasına ilişkin; topluma mal olmuş, kamu görevi yürüten kişiler veya toplumun haber alma özgürlüğünün kişisel bilgilerin ifşasından daha değerli olduğu konulara dair haberlerde, haber alma özgürlüğünün ön planda tutulması gerektiği yönünde pek çok kararı bulunduğu bilinmektedir.
Bu doğrultuda pek çok (tarafsız) hukukçu, düzenlemenin temel hak ve özgürlüklere aşırı müdahale teşkil ettiğini ve çatışan haklar arasında denge kurmak yerine basın özgürlüğünü ölçüsüz şekilde sınırlandırdığını, bu durumun Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirtmektedir.
Bu noktada, siyasi bir amaca hizmet ettiği öne sürülen söz konusu düzenlemenin Cumhurbaşkanı tarafından uygun bulunup bulunmayacağı kamuoyunda merak konusu olmaya devam etmektedir.
Aynı düzenleme ile Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda görülen davalarda tutuklu yargılama prosedürü yıllardır sorun teşkil ederken, mahkeme huzurunda yargılanacak UBP üyelerinin sayısının artmasının ardından bu düzenlemeye gidilmesi; toplum için değil “kişi için yasa” algısını oluşturmakta ve yasal düzenlemelerin kişi hakları savunuluyor görünümü altında bireysel yararlara hizmet edeceği endişesi, hukuk çevrelerini rahatsız etmektedir.