Mamülcü, kurumun aylık personel maaş giderinin 300-350 milyon TL bandında olduğunu belirterek, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını savundu.
Mamülcü, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini karşılayan AKSA’ya aylık yaklaşık 450 milyon TL ödeme yapıldığını, bu tutarın şirketin tüm operasyonel giderlerini kapsadığını ifade etti. Buna karşılık KIB-TEK’te yalnızca maaş giderlerinin 300-350 milyon TL seviyesinde olduğunu kaydeden Mamülcü, yakıt ve diğer operasyonel maliyetlerin eklenmesiyle toplam giderlerin çok daha yukarı çıktığını söyledi. Bu tablonun elektrik fiyatlarına doğrudan yansıdığını ve hem hane halkı hem de iş dünyası için ciddi bir yük oluşturduğunu dile getirdi.
Kamu kuruluşlarının siyasetin etkisinden arındırılması gerektiğini vurgulayan Mamülcü, popülist politikaların kurumları zarara uğrattığını ifade etti. Kamuya ait kurumların korunması gerektiğini ancak dünya ekonomik gerçeklerine uygun bir yapıya geçilmesinin şart olduğunu belirtti. Özelleştirme ya da özel sektör modeli gibi alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Mamülcü, gerekli adımların zamanında atılmaması halinde ağır sonuçlarla karşılaşılabileceğini söyledi.
“Radikal kararlar alınmazsa, 10 yıl sonra bu kurumların hiçbirini ayakta göremeyebiliriz” diyen Mamülcü, maaş ve özlük haklarının da sürdürülebilir ekonomik çerçevede yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Dijital dönüşüm konusuna da değinen Mamülcü, fiber optik altyapının ülke için zorunlu hale geldiğini ifade etti. Türk Telekom ile yerel internet sağlayıcılarının yer alacağı bir konsorsiyum modeli öneren Mamülcü, hızlı ve kaliteli internetin yatırım açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. E-devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasının hem verimliliği artıracağını hem de yolsuzlukların önüne geçilmesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.