Lefkoşa’daki Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi önünde toplanan hekimler, sağlık sisteminin sürdürülemez hale geldiğini belirterek hükümete ve Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.
Tıp-İş Başkanı Dr. Özlem Gürkut, grevin halka karşı olmadığını vurguladı. Gürkut, eylemin halkın nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir sağlık hizmetine erişimi için yapıldığını belirterek, fedakârlık değil adalet talep ettiklerini söyledi.
Gürkut konuşmasına 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden Şampiyon Melekleri anarak başladı. 6 Şubat’ın Kıbrıslı Türkler için kara bir gün olduğunu ifade eden Gürkut, yaşananların sistemsizlik ve denetimsizliğin sonucu olduğunu ve adalet arayışının sürdüğünü kaydetti.
Kamusal sağlık hizmetlerinin yıllardır hekimlerin ve sağlık çalışanlarının özverisiyle sürdürüldüğünü söyleyen Gürkut, mevcut yapının artık sürdürülemez noktaya geldiğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın performans artışından söz ettiğini ancak bunun baskı ve tehditle değil, planlama, altyapı ve adil çalışma koşullarıyla mümkün olabileceğini belirtti.
Kamu hekimlerinin yüzde 53’ünün kadrosuz ve güvencesiz statülerde çalıştırıldığını dile getiren Gürkut, birçok branşta uzman hekim eksikliği bulunduğunu söyledi. Tek uzmanla hizmet verilen branşlarda hekimlerin yılın 365 günü “on call” çalıştırıldığını, bunun özel yaşamı ortadan kaldırdığını ifade etti. Nöbet ücretlerinin aylarca geciktiğini, 24 saatlik nöbetin ardından hekimlerin dinlendirilmeden yeniden çalıştırıldığını belirtti.
Asistan hekimlerin eğitim almak yerine hizmet açığını kapatmak için kullanıldığını söyleyen Gürkut, bunun eğitim değil emek sömürüsü olduğunu kaydetti.
Hastanelerin fiziki koşullarına da değinen Gürkut, ilçe hastanelerinin yetersiz olduğunu, ülkenin en büyük hastanesinde yağmurda çatısı akan koğuşlarda hastaların yatırıldığını söyledi. Bazı ameliyatların hekimlerin kendi özel cihazlarıyla yapılabildiğini, yeni hastane binalarının tamamlanmasının sürekli ertelendiğini ifade etti. Nüfus artmasına rağmen yatak kapasitesinin artırılmadığını, bunun randevu ve bekleme sürelerini uzattığını belirtti.
Koruyucu sağlık hizmetlerinin ihmal edildiğini söyleyen Gürkut, bunun hasta sayısını artırdığını ve halk sağlığını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Tıp-İş’in talebinin ayrı ve bağımsız bir kamu hekimleri yasası olduğunu belirten Gürkut, daha az çalışmak için değil, eşit, adil ve güvenceli bir çalışma düzeni için mücadele ettiklerini söyledi. Sağlığa ayrılan bütçenin özel hastanelere sevkler yerine kamusal sağlık yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gürkut, grevin halka karşı olmadığını yineleyerek, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için mücadele ettiklerini belirtti. Sağlık Bakanlığı’nı uzlaşıya çağıran Gürkut, tehdit ve baskı yerine diyalog yolunun seçilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasını “Biz tükenmeye değil, düzeltmeye geldik. Fedakârlık değil, adalet istiyoruz” sözleriyle tamamladı.