Liyakat ilkesinin zedelendiğini, kurumlara duyulan güvenin azaldığını ve kurumlar arası iletişim ile koordinasyonda sorunlar ortaya çıktığını ifade eden Erhürman, bu durumun toplumda yeniden bir öğrenme sürecini beraberinde getirdiğini belirtti.
Toplum olarak bu sürecin birlikte aşılacağını vurgulayan Erhürman, kimsenin moralinin bozulmaması gerektiğini söyledi. Ülkenin en büyük zenginliğinin yetişmiş insan kaynağı olduğunu dile getiren Erhürman, buna duyulan güvenin toplumun özgüveninin temelini oluşturduğunu ifade etti.
“Biz yapamayız” ya da “bizden bir şey olmaz” anlayışının kabul edilemez olduğunu belirten Erhürman, devlet ciddiyeti ile kurumlara duyulan güvenin toplumun ortak çabasıyla yeniden inşa edileceğini kaydetti.