Erhürman açıklamasında, adanın güneyinde çok sayıda ülke tarafından çeşitli askeri unsurların konuşlandırılmasının “güvenlik ihtiyacı” olarak açıklanırken, Türkiye Cumhuriyeti tarafından Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin artırılması amacıyla konuşlandırılan altı adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerinin Avrupa’ya karşı bir reaksiyon olarak değerlendirilmesini eleştirdi.
Dünyanın ve bölgenin son derece gergin olduğu bir dönemden geçildiğini belirten Erhürman, bu konular üzerinden polemiğe girmenin sorumluluk ve ciddiyet çerçevesinde doğru olmadığını ifade etti.
Yaşanan savaş nedeniyle ada ekseninde ortaya çıkan gelişmelerin, bunların nedenleri ve sonuçlarının ilerleyen günlerde ayrıntılı biçimde konuşulacağını belirten Erhürman, daha önce yaptıkları açıklama ve uyarıların da o günlerde yeniden hatırlatılacağını kaydetti.
Erhürman açıklamasında önceliklerinin adanın tamamının güvenliği olduğunu vurgulayarak, yalnızca Kıbrıslı Türklerin değil Kıbrıslı Rumların da güvende olmasının önemli olduğunu ifade etti.