Bilge Azgın’dan Derinya ve Interpol Tartışmalarına “Çifte Standart” Eleştirisi
Siyaset bilimci Bilge Azgın, 1996’daki Derinya olaylarıyla bağlantılı olarak Türk tarafındaki bazı isimlerin Interpol’e bildirilmesi üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin tek taraflı ele alındığını savunan Azgın, olayların siyasi boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Siyaset bilimci Bilge Azgın, 1996 yılında Derinya’da yaşanan ve Tasos İsak ile Solomou Spiru Solomou’nun hayatını kaybettiği olayların yeniden gündeme gelmesi üzerine açıklama yaptı.
Azgın, olaylarla bağlantılı olarak Türk tarafındaki bazı isimlerin geçmişte Interpol’e bildirildiğini hatırlatarak, konunun yalnızca adli bir dosya olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
Azgın, dönemin Türk-Bir Başkanı Erhan Arıklı’nın yanı sıra Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı ve bazı Türk yetkililerin isimlerinin dosyalarda yer aldığını belirtti.
“OLAYLARIN SİYASİ BOYUTU DA TARTIŞILMALI”
Derinya’daki gelişmelerin siyasi arka planının göz ardı edildiğini savunan Azgın, gösterinin organize edilme sürecinde Rum tarafındaki bazı siyasi ve dini aktörlerin rolünün de incelenmesi gerektiğini söyledi.
Azgın, dönemin Başpiskoposu Hrisostomos’un gösteriye ilişkin tutumuna yönelik geçmişte basına yansıyan açıklamalara atıfta bulunarak, azmettirme tartışmasının yalnızca Türk tarafındaki isimler üzerinden yürütülmesini eleştirdi.
Olayların ara bölgede yaşanması, Birleşmiş Milletler hattının aşılmaya çalışılması ve Türk bayrağının bulunduğu direğe yönelinmesi gibi unsurların siyasi nitelik taşıdığını savunan Azgın, buna rağmen dosyanın ağırlıklı olarak adli bir olay şeklinde ele alındığını ileri sürdü.
INTERPOL’ÜN 3’ÜNCÜ MADDESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Azgın, Interpol Anayasası’nın siyasi, askeri, dini veya ırksal nitelikteki konulara müdahaleyi sınırlayan 3’üncü maddesine dikkat çekti.
Rum tarafının bazı dosyaları siyasi boyutundan ayırarak doğrudan adli suç kapsamında sunmayı başardığını savunan Azgın, bu yöntemin Türk tarafındaki isimler açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
KKTC’nin uluslararası alanda tanınmamasının da hukuki ve diplomatik açıdan önemli bir dezavantaj yarattığını belirten Azgın, Güney Kıbrıs’ın uluslararası kurumlara erişim imkanının daha geniş olduğunu kaydetti.
“TARTIŞMA İÇ KUTUPLAŞMAYA DÖNÜŞMEMELİ”
Azgın, konunun KKTC iç siyasetinde Kıbrıslı-Türkiyeli ayrışmasına dönüştürülmesini de eleştirdi.
Erhan Arıklı’nın siyasi söylemlerinin ayrı bir zeminde tartışılabileceğini ifade eden Azgın, Interpol dosyasının tek bir siyasi isim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Azgın, Derinya olaylarının yalnızca Türk tarafındaki kişiler üzerinden ele alınmasının “çifte standart” oluşturduğunu ileri sürerek, “Interpol’e vereceğimiz tek bir kişi yok” görüşünü dile getirdi.
Tasos İsak ve Solomou Spiru Solomou’nun genç yaşta hayatlarını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü de ifade eden Azgın, olayların yeniden toplumsal kutuplaşma yaratmak yerine tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
#BilgeAzgın #Derinya #Interpol #Kıbrıs #KKTC