BİLİM

Biberde Limitin 158 Katı Kimyasal Tespit Edildi

Türkiye’den İsveç’e ihraç edilmek istenen taze biberlerde, Avrupa Birliği gıda güvenliği kayıtlarına yansıyan ciddi pestisit kalıntıları yeni bir tartışma başlattı.

Türkiye’den İsveç’e ihraç edilmek istenen taze biberlerde, Avrupa Birliği gıda güvenliği kayıtlarına yansıyan ciddi pestisit kalıntıları yeni bir tartışma başlattı.

AB’nin Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi RASFF verilerine dayandırılan bilgilere göre, söz konusu biberlerde güvenli kabul edilen maksimum kalıntı limitlerinin çok üzerinde kimyasal maddeye rastlandı.

Analizlerde pirimiphos-methyl maddesinin izin verilen limitin 158 katı, cyflumetofen maddesinin 22 katı, flonicamid maddesinin ise 2 katı düzeyinde tespit edildiği aktarıldı.

Bu tablo, Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen yaş sebze ve meyvelerde pestisit denetimlerinin yeterliliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle biberin, AB sınırlarında en fazla sorun yaşanan ürünlerin başında gelmesi dikkat çekti.

2025 yılı RASFF verilerine göre Türkiye, pestisit kalıntısı nedeniyle AB’de en fazla bildirim alan ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı. Türkiye kaynaklı 105 bildirimden 51’inin sınırda reddedildiği, reddedilen ürünler içinde biberin ilk sırada bulunduğu belirtildi.

Gıda güvenliği uzmanları, pestisit kalıntılarının yalnızca ihracat sorunu olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü Avrupa sınırında tespit edilen ürünler geri çevrilirken, iç piyasada benzer denetimlerin ne ölçüde yapıldığı sorusu kamuoyunda yanıt bekliyor.

Asıl soru şudur: Avrupa’nın kabul etmediği ürünler Türkiye’de ya da başka pazarlarda tüketiciye ulaşıyor mu? Üretimden ihracata kadar uzanan zincirde denetim mekanizması neden bu kadar zayıf kalıyor?

Tarımda kontrolsüz kimyasal kullanımı yalnızca üreticinin değil, denetimden sorumlu kurumların da meselesidir. Eğer ürünler sınır kapılarında geri çevriliyorsa, bu yalnızca ticari itibar kaybı değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından ciddi bir alarmdır.

Türkiye’nin tarım ihracatında güven kaybı yaşamaması için analiz sonuçlarının şeffaf biçimde paylaşılması, pestisit kullanımının sıkı şekilde denetlenmesi ve limit aşımı yapan üretici ile ihracat zincirindeki sorumlulara caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerekiyor.

Aksi halde bugün biberde yaşanan alarm, yarın başka bir üründe çok daha büyük bir gıda güvenliği krizine dönüşebilir.