Bellapais bölgesindeki bazı küçük otel ve konaklama tesisleriyle ilgili gündeme gelen “izinsiz yapılaşma, yetersiz denetim ve yangın güvenliği” iddiaları ciddi soru işaretleri yaratıyor. Yetkili kurumların, olası bir facia yaşanmadan önce bölgedeki tüm tesisleri şeffaf ve kapsamlı şekilde denetlemesi isteniyor.
Bellapais’te faaliyet gösteren bazı butik otel ve konaklama tesislerinin yapı izinleri, işletme ruhsatları ve güvenlik koşulları kamuoyunda tartışılmaya başlandı.
Gazetemize ulaşan iddialarda, bölgede bazı yapıların gerekli izin süreçleri tamamlanmadan faaliyete geçirildiği, sonradan izinliymiş gibi işletilmesine göz yumulduğu ve denetim mekanizmasının gerektiği gibi çalışmadığı ileri sürülüyor. Bu iddiaların doğruluğu ancak ilgili kurumların açıklayacağı resmi belgeler ve yapılacak kapsamlı denetimlerle ortaya konulabilir.
Ancak mesele basit bir ruhsat tartışmasının çok ötesinde.
KONAKLAYAN İNSANLAR BİNANIN GÜVENLİ OLDUĞUNU VARSAYIYOR
Bir vatandaş ya da turist bir otele rezervasyon yaptırırken binanın kaçak olup olmadığını, elektrik tesisatının standartlara uygunluğunu veya yangın tahliye sistemlerinin yeterliliğini tek tek araştırmak zorunda olmamalı.
İnsanlar, kapısında “otel” yazan ve faaliyet göstermesine izin verilen bir işletmenin devlet tarafından denetlendiğini ve güvenli olduğunun kontrol edildiğini varsayar.
İşte tam da bu nedenle sorumluluk yalnızca işletme sahibinin omuzlarına bırakılamaz.
Bir konaklama tesisinde yangın merdiveni bulunuyor mu? Acil çıkışlar kullanılabilir durumda mı? Elektrik sistemi uzmanlar tarafından kontrol edildi mi? Yapının statik güvenliği incelendi mi? Yapı ruhsatı ve işletme izni mevcut mu?
Bu soruların cevabı “bilmiyoruz” olamaz.
“İZİNLİ GİBİ” ÇALIŞTIRILAN TESİSLER VAR MI?
Kamuoyunun en ciddi biçimde yanıt beklediği iddialardan biri de bazı yapıların gerekli şartları taşımadığı halde bürokratik veya idari müdahalelerle faaliyet göstermesine olanak sağlandığı yönünde.
Eğer varsa, hangi tesislere kimlerin hangi yetkiyle izin verdiği, hangi denetimlerin yapıldığı ve eksikliklere rağmen neden faaliyetlerine devam edildiği ortaya çıkarılmalıdır.
Burada mesele kimseyi hedef göstermek değil; insan hayatını koruyacak denetim sisteminin çalışıp çalışmadığını sorgulamaktır.
İSİAS’TAN DERS ÇIKARILMADI MI?
Adıyaman’da deprem sırasında yaşanan ve Kıbrıs Türk toplumunda derin iz bırakan İsias faciasının ardından yapı güvenliği konusunda çok ağır dersler çıkarılması gerekiyordu.
Bu nedenle Bellapais’te bugün ortaya atılan iddialar “sonra bakarız” denilerek geçiştirilemez.
Bir facia meydana geldikten sonra yapılacak soruşturmalar, hazırlanacak raporlar ve verilecek cezalar kaybedilen hayatları geri getirmeyecek.
Önemli olan, facia yaşanmadan önce denetlemek.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İLE BELEDİYELER AÇIKLAMA YAPMALI
İlgili belediyeler, Şehir Planlama Dairesi, Çevre Koruma Dairesi, İtfaiye ve turizmden sorumlu kurumlar Bellapais bölgesindeki konaklama tesislerini kapsamlı biçimde incelemeli.
Kamuoyuna da açık şekilde şu soruların cevabı verilmelidir:
Hangi tesislerin yapı ve işletme izinleri tamdır? Yangın güvenliği denetimleri ne zaman yapılmıştır? Kaç tesiste eksiklik tespit edilmiştir? Ruhsatsız veya projeye aykırı yapı bulunmakta mıdır? Eksiklik bulunan işletmeler neden hâlâ faaliyet göstermektedir?
Turizm uğruna güvenlikten taviz verilemez.
Bir turistin ya da vatandaşın hayatı, hiçbir işletmenin kazancından ve hiçbir bürokratik kolaylıktan daha değersiz değildir.
Bellapais’te yeni bir İsias faciası yaşanmadan denetimler yapılmalı, iddialar araştırılmalı ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.