GÜNDEM

Yüzlerce kilo bozuk ürün var ama sorumlular neden açıklanmıyor?

Gazimağusa’da yapılan denetimlerde ortaya çıkan tablo, artık “ihmal” değil açık bir halk sağlığı tehdididir.

Hijyen kurallarını hiçe sayan işletmeler tespit ediliyor, tonlarca sağlıksız ürün ortaya çıkarılıyor, işletmeler mühürleniyor… Ama en kritik bilgi, yani bu işletmelerin isimleri, bilinçli şekilde halktan gizleniyor.

Bu noktada sorulması gereken soru nettir: Kimi koruyorsunuz?

Vatandaşın sofrasına giren ürünler bu kadar riskliyken, bu işletmelerin kim olduğunun açıklanmaması kabul edilemez. Bu bir eksiklik değil, doğrudan kamuoyunu karanlıkta bırakmaktır. İnsan sağlığı söz konusuyken “isim vermeme” politikası, sorumluluktan kaçmaktır.

Daha önce de defalarca uyarıldı. Aynı tablo, aynı gizlilik, aynı sessizlik… Bu artık bir alışkanlık değil, açık bir tercih haline gelmiştir. Halk sağlığı mı korunuyor, yoksa bazı işletmeler mi?

Yüzlerce kilo bozuk etten bahsediliyor ama o eti satan yer bilinmiyor. Mühürlenen işletme var ama kapısına gitmemiz engelleniyor. Bu durum sadece skandal değil, aynı zamanda güven kaybının en açık göstergesidir.

Şeffaflık yoksa denetimin de anlamı yoktur. Açıklanmayan her isim, potansiyel bir risk olarak toplumun içinde dolaşmaya devam eder.

Belediyeye açık ve net çağrıdır: Bu halkın sağlığı pazarlık konusu değildir. Kimseyi korumayın, halkı koruyun. O işletmelerin isimlerini açıklayın.

Aksi halde bu sessizlik, sorumluluk değil ortaklık olarak okunacaktır.