KKTC’de yıllardır tartışma konusu olan kaçak yaşam, denetimsizlik ve plansız muhaceret politikaları yeni bir “af” düzenlemesiyle yeniden gündemin merkezine oturdu. Cumhuriyet Meclisi’nde kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından yayımlanarak yürürlüğe giren “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasası”, ülkede izinsiz bulunan binlerce yabancıya yeniden yasal statü kazanma yolunu açtı.
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile vize süresi dolmasına rağmen ülkede kalmaya devam eden, hakkında para cezası bulunan veya giriş yasağı uygulanan kişilere yeni bir kapı aralandı. Yasaya göre, başvuru yapan kişiler brüt asgari ücret tutarında ceza ödeyerek geçmiş ihlallerini büyük ölçüde temizleyebilecek.
Ancak kamuoyunda en büyük tartışma, yıllardır denetlenmeyen sistemin bugün “af yasalarıyla” yönetilmeye çalışılması oldu. Eleştiriler, devletin önce kontrolü kaybettiği, ardından ise yaşanan kaosu yeni düzenlemelerle meşrulaştırdığı yönünde yoğunlaşıyor.
Yasa kapsamında yalnızca kaçak yaşayanlar değil; ihraç edilenler, giriş yasağı bulunanlar, öğrenciler ve belirli şartları sağlayan yabancılar da yeniden başvuru hakkı elde edecek. Özellikle ülkede taşınmaz malı bulunan yabancılar ile KKTC vatandaşı veya izin sahibi kişilerle birinci derece akrabalığı olanlara sağlanan kolaylıklar dikkat çekti.
Düzenlemenin en çok konuşulan bölümlerinden biri ise öğrencilere yönelik özel af maddeleri oldu. Öğrenci izni sona erdiği için ülkeden çıkarılan veya giriş yasağı bulunan öğrenciler, üniversiteler aracılığıyla yeniden başvuru yapabilecek. Akademik programlarının en az yüzde 50’sini tamamlayan öğrencilerin başvuruları değerlendirmeye alınacak.
Muhaceret Dairesi’ne yapılan başvuruların hızlı şekilde sonuçlandırılacağı belirtilirken, yurt içi başvuruların en geç 5 gün, yurt dışı başvurularının ise 30 gün içerisinde karara bağlanacağı açıklandı. Başvurusu kabul edilen kişilere ayrıca 60 günlük geçici ikamet izni verilecek ve bu kişiler çalışma izni başvurularında ön izin prosedüründen muaf tutulacak.
Ancak kamuoyunda asıl sorulan soru değişmedi: “Yıllardır ülkede kaç kişinin kontrolsüz şekilde yaşadığı neden bilinmiyordu?” Yeni af düzenlemesiyle birlikte gözler şimdi Muhaceret Dairesi’nin denetim kapasitesine, güvenlik soruşturmalarına ve ülkedeki gerçek nüfus yapısına çevrildi.
Muhalefet çevreleri ve bazı sivil toplum temsilcileri, devletin plansız göç politikalarının ülkeyi yönetilemez hale getirdiğini savunurken, “af” uygulamalarının kısa vadeli çözüm ürettiğini ancak uzun vadede sistemi daha da kırılgan hale getireceğini ifade ediyor. KKTC’de muhaceret meselesi bir kez daha yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve güvenlik boyutuyla da sert tartışmaların odağına yerleşmiş durumda.