Yeşilırmak’ta saat 14.30’dan bu yana köyün yaklaşık yarısına elektrik verilemediği belirtilirken, arıza ihbarlarına grev gerekçesiyle müdahale edilmediği iddia edildi. Elektrik kesintisi nedeniyle sulama motorlarının çalışmaması, özellikle çilek üreticilerini zor durumda bıraktı.
Gadara Medya’ya ulaşan vatandaşlar, saatlerdir elektriğin gelmesini beklediklerini, arıza için yetkililere başvurduklarında ise kendilerine “Grevdeyiz” yanıtı verildiğini ve bölgeye ekip gönderilmediğini öne sürdü.
Yeşilırmak’ta bu dönemde çilek fidesi dikimi sürerken, elektrik kesintisi nedeniyle birçok üreticinin sulama motoru devre dışı kaldı. Hava sıcak, fidelerin ise suya ihtiyacı var. Üreticiler, sulama yapılamaması halinde emeklerinin ve yaptıkları masrafların boşa gitmesinden endişe ediyor.
Mağduriyet yaşayan bir vatandaş, “Birileri hakkını arayacak diye bizim hakkımızı kim savunacak? Ürünümüz zarar görürse hesabını kim verecek?” sözleriyle yetkililere tepki gösterdi.
Grev hakkı ayrı, vatandaşı çaresiz bırakmak ayrı
Çalışanların hak arama mücadelesi elbette demokratik bir haktır. Ancak bu hakkın kullanıldığı süreçte, vatandaşın temel hizmetlerden tamamen mahrum bırakılması ve üreticinin ürününün göz göre göre riske atılması da kabul edilemez.
Burada sorulması gereken açık: Arızalara müdahale edecek nöbetçi veya acil ekipler neden devreye sokulmuyor? Üreticinin fideleri kurursa zararını kim karşılayacak? Tarımsal üretimin devamı için neden acil bir çözüm üretilemiyor?
Bir kamu hizmetinde grev yaşanabilir; ancak kriz planı yoksa, yedek ekip yoksa ve üretici saatlerce kendi kaderine terk ediliyorsa, mesele artık yalnızca grev değil, yönetim ve organizasyon sorunudur.
Yeşilırmak halkı elektrikten fazlasını bekliyor: çözüm, sorumluluk ve hesap verebilirlik. Hak arama mücadelesinin bedelini ne vatandaş ne de alın teriyle üretim yapan çiftçi ödemelidir.
#Yeşilırmak #ElektrikKesintisi #ÜreticiMağdur #KIBTEK #Tarım #KKTC