Üstel, adanın yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürülmesine karşı çıkarak, “Askeri anlaşmalarla adayı tehlikeye atmaktan ve altından kalkamayacağınız adımlar atmaktan vazgeçin” dedi.
Üstel, Hristodulidis’in “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım” şeklindeki açıklamasının, Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan anlayışın devamı olduğunu belirtti. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk ve Rum halklarının eşit ortaklığı temelinde kurulduğunu hatırlatan Üstel, Rum tarafının 1963 yılında bu ortaklık düzenini fiilen ortadan kaldırdığını ifade etti.
Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapının, kurucu ortaklık niteliğini kaybettiğini vurgulayan Üstel, “İstediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım anlayışı hukuki dayanaklardan da yoksundur” dedi.
Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birliklerinin Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riski taşıdığına dikkat çeken Üstel, bunun yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil tüm adanın ve bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini söyledi.
Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde bu adımların son derece sorumsuz olduğunu kaydeden Üstel, Kıbrıs Türk halkının Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içinde yaşadığını belirtti.
Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, adanın çatışmaların merkezine taşınmaması ve yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürülmesinden vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.