20 Nisan ile 5 Mayıs tarihleri arasında yaşanan su sıkıntısının ardından birçok bölgede tankerlerle su temini gündeme gelirken, ortaya çıkan yüksek fiyatlar ve denetimsizlik “su karaborsaya mı düştü?” sorusunu beraberinde getirdi.
Çayönü, Kumköy ve Mersinlik susuz bırakıldı
Geçmişte Çayönü, Kumköy ve Mersinlik gibi bölgelerde bulunan su kuyuları özellikle Gazimağusa ve çevresindeki yerleşim yerlerine destek sağlıyordu. Bu kuyulardan gelen su, ana şebekeye katkı veriyor, kesinti dönemlerinde ise bölgeyi rahatlatıyordu.
Ancak bu kuyulardan gelen boru hatlarının iptal edilmesiyle birlikte sistem tamamen dış kaynağa bağımlı hale getirildi. Türkiye’den gelen suyun kesintiye uğradığı her dönemde ise alternatif kalmadı, kriz büyüdü.
Kuyular kapatıldı, tanker düzeni başladı
Su kuyularının devre dışı bırakılmasıyla birlikte vatandaş tanker suyuna mahkum edildi. Daha önce iki günde bir, üç günde bir bölgeleri destekleyen sistem ortadan kaldırıldı, yerini tanker düzeni aldı.
Bugün birçok bölgede vatandaş, temel ihtiyaç olan suya ulaşabilmek için yüksek bedeller ödemek zorunda kalıyor. Su tankerleri üzerinden oluşan bu tablo, açık şekilde bir fırsatçılık düzenine dönüştü.
Sorun sadece belediyeler de değil, doğrudan Su İşleri Dairesi’nde
Yaşanan krizin sorumluluğunu belediyelere yüklemek gerçeği değiştirmiyor. Esas sorun, yıllardır yanlış kararlar alan ve alternatif kaynakları devre dışı bırakan Su İşleri Dairesi’nin yönetim anlayışında yatıyor.
Kuyular korunmak yerine kapatıldı, borular iptal edildi, sistem tek kaynağa bağımlı hale getirildi. Bugün yaşanan susuzluğun ve tanker karaborsasının temel sebebi de tam olarak bu yanlış yönetimdir.
Liyakatsiz atamalar bedel ödetiyor
Su gibi hayati bir konuda plansızlık ve liyakatsiz atamalar bugün vatandaşın cebine doğrudan yansıyor. Yönetim zaafı yüzünden halk hem susuz kalıyor hem de fahiş tanker ücretleriyle karşı karşıya bırakılıyor.
Korona döneminde maske ve temel ihtiyaç ürünlerinde yaşanan fırsatçılık nasıl tepki çektiyse, bugün de aynı tablo su üzerinden yaşanıyor.
Asıl soru net: Bu kuyular neden kapatıldı?
Yıllarca Gazimağusa bölgesini destekleyen kuyular neden devre dışı bırakıldı?
Ana şebekeye entegre edilmesi gereken bu kaynaklar neden iptal edildi?
Bugün vatandaşın ödediği bedelin asıl nedeni işte bu cevapsız soruların içinde yatıyor. Su yoksa hayat durur. Ama daha büyük sorun, suyu yöneten liyakatli bir sistemin de olmamasıdır.