TÜRKİYE

Sinop'ta Engelsiz Plaj Vizyonu : Peki Ya KKTC'de Ne Kadar Önem Veriliyor?

Sinop Karakum Sosyal Tesisleri’nde engelli bireylerin denize güvenle ulaşmasını sağlayan "Engelsiz Plaj Projesi" hayata geçirilerek örnek bir adıma imza atıldı. Sinop Valiliği öncülüğünde tamamlanan rampalı erişim platformu ve özel tekerlekli plaj araçları hizmete girerken, bu güzel gelişme Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) benzer çalışmaları ve bu konuya verilen önemi akıllara getirdi.

Vali Mustafa Özarslan başkanlığında toplanan Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından alınan karar doğrultusunda yürütülen proje kapsamında, Karakum Tesisleri'nde engelli bireylerin denize güvenli ve konforlu şekilde ulaşabilmesini sağlayacak erişim platformu hizmete sunuldu.

Proje ile hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin denizden daha kolay yararlanabilmesi hedeflenirken, kamu hizmetlerinde erişilebilirliğin artırılması ve sosyal yaşama katılımın güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Peki, turizm cenneti KKTC’de engelsiz yaşam, plaj erişilebilirliği ve dezavantajlı bireylerin sosyal hayata katılımı konusunda neler yapılıyor?

Turizm Cenneti KKTC’de Engelsiz Çıkmazı: Masmavi Denizler Özel Gereksinimli Bireylere Neden Hala Uzak?

Adını Akdeniz’in turizm potansiyeliyle duyuran, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), sıra dezavantajlı bireylere ve engelli vatandaşlara geldiğinde maalesef beklentilerin çok uzağında kalıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ve son olarak Sinop’ta hayata geçirilen "Engelsiz Plaj" projeleri coşkuyla karşılanıp hızla yaygınlaşırken, adadaki sahil şeritlerinin ve turizm tesislerinin durumu acı bir gerçeği gözler önüne seriyor: KKTC’de engelli bireyler için deniz hala bir lüks, aşılması güç bir engel.

Kâğıt Üzerindeki Vizyon, Sahilde Engellere Takılıyor

Turizm adası olarak anılan KKTC’de, her yaz dönemi makamlardan yapılan "erişilebilirlik" ve "herkes için turizm" açıklamaları ne yazık ki genellikle söylemden öteye gidemiyor. Ülkenin dört bir yanını çevreleyen eşsiz sahillerin ezici bir çoğunluğunda, engelli bireylerin bırakın tek başına denize ulaşmasını, kumsalda paspas üzerinde bile ilerlemesi imkansız hale geliyor.

  • Rampa Var, Devamı Yok: Ada genelindeki bazı belediyelerin veya lüks otellerin sahil şeritlerinde lokal ve geçici adımlar atılsa da, bunlar bütünlüklü bir politika olmaktan uzak. Yapılan birkaç ahşap rampa ya ilk fırtınada ya da bakımsızlık nedeniyle kısa sürede kullanılmaz hale geliyor; yenileme çalışmaları ise aylar, hatta yıllar alıyor.

  • Amfibik Araç ve Asansör Eksikliği: Dünyada ve Türkiye’nin modern halk plajlarında standart hale gelen suya girebilen özel tekerlekli sandalyeler (amfibik araçlar) ve engelli asansörleri, KKTC plajlarının çoğunda hayal. Bedensel engelli bir bireyin refakatçisiz bir şekilde sahile inmesi, kabinleri kullanması ve denize girmesi neredeyse imkansız.

  • Ulaşım ve Altyapı Engelleri: Sadece plaj içi değil; plajlara giden yollar, toplu taşıma araçları ve otoparklardaki standart dışı engelli park yerleri de süreci çıkmaza sokuyor. Turizm cenneti olma idaresindeki bir coğrafyada, engelli bireylerin sosyal hayattan ve denizden soyutlanması büyük bir çelişki yaratıyor.

Artık Bahane Değil, Kalıcı Çözüm Şart

Sinop gibi örnek projelerin ardı ardına hayata geçirildiği bir dönemde, Akdeniz’in ortasındaki KKTC’nin bu konudaki sessizliği ve yavaşlığı kabul edilemez. Yerel yönetimlerin, turizm bakanlığının ve işletmecilerin "engelsiz turizm" kavramını sadece bir reklam ibaresi olarak değil, insani bir zorunluluk olarak ele almasının vakti çoktan geldi.

Deniz, güneş ve kum herkesin en temel hakkıdır. KKTC’nin turizmde hak ettiği yerde anılması için öncelikle kendi vatandaşlarına ve özel misafirlerine "engelsiz" bir ada sunması, kâğıt üstündeki kararları acilen sahile yansıtması gerekiyor.