KIBRIS

Prim desteği kararına sanayi odasından sert tepki

Hükümetin, Ocak 2026 – Aralık 2026 dönemini kapsayacak şekilde; kooperatif iştiraklerinde çalışan sigortalılar ile Doğu Akdeniz Üniversitesinde fiilen çalışan sigortalılara yönelik prim desteği öngören Yasa Gücünde Kararnameleri kamuoyunda tartışma yarattı.

Düzenlemelerin, yüksek enflasyon, artan maliyetler, tüketici fiyatlarının kontrol altına alınması ve yerli istihdamın korunması gerekçeleriyle hazırlandığı ifade edildi. Ancak yüksek enflasyonun etkisinin yalnızca kooperatif iştirakleri ve Doğu Akdeniz Üniversitesi ile sınırlı olmadığına dikkat çekildi.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası tarafından yapılan açıklamada, üreticinin, sanayicinin ve reel sektörün tamamının aynı ekonomik baskılar altında faaliyet gösterdiği vurgulandı. Buna rağmen prim desteğinin yalnızca belirli bir kesime verilmesinin, ülke sanayi üretiminin önemli bir bölümünün yok sayılması anlamına geldiği ve piyasada adaletsizlik yarattığı belirtildi.

Açıklamada, üretimi ve istihdamı ayakta tutan diğer sektörlerin destek dışı bırakılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Reel sektörün ödediği primler ve vergilerle, devletin yönettiği ve denetlediği yapıların sübvanse edilmesinin doğru, adil ve sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığı kaydedildi.

Yüksek enflasyonist ortamın istihdam ve fiyatlar üzerindeki olumsuz etkisinin doğru bir tespit olduğu belirtilirken, bu durumun yalnızca belirli kurumlarla sınırlı olmadığına işaret edildi. Asıl ağır yükün üretici ve sanayicinin omuzlarında olduğu ifade edildi.

Devletin yönetimini üstlendiği yapıların kamu kaynaklarıyla yeniden desteklenmesinin adil rekabeti bozacağı, haksız rekabet yaratacağı ve eşitlik ilkesini zedeleyeceği savunuldu.

2025 Aralık ayında sona eren prim desteğinin üretimi ve istihdamı ayakta tutan kesimler için sürdürülmesi beklenirken, mevcut kaynakların kamuya bağlı yalnızca iki kuruma yönlendirilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.

Sanayi Odası, söz konusu kararın derhal geri çekilmesini talep etti. Aksi halde atılan adımın, sanayiciye ve üreticiye karşı alınmış açık bir siyasi tavır olarak değerlendirileceği ifade edildi.