KIBRIS

Öztürkler’den BM’ye Kıbrıs Çağrısı: "Tarafsızlığınızı Kanıtlamalısınız"

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, katıldığı televizyon programında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretini değerlendirdi. BM’nin geçmişte Kıbrıs Türk halkına yönelik süreçlerde tarafsız davranamadığını savunan Öztürkler, kurumun adil bir süreç yönetmesi ve izolasyonların kaldırılması için somut adımlar atması gerektiğinin altını çizdi.

Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının tezlerinin güçlü argümanlarla BM’nin önüne konulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.

Geçmişteki müzakere süreçlerine ve Annan Planı dönemine dikkat çeken Öztürkler, Kıbrıs Türk halkına verilen sözlerin tutulmadığını, buna karşın Rum tarafının tek taraflı olarak AB üyeliğine kabul edildiğini hatırlatarak bu durumun derin bir güvensizlik yarattığını ifade etti.

Öztürkler’in değerlendirmelerinde öne çıkan ana başlıklar şöyle:

  • İzolasyonlar Kaldırılmalı: BM’nin çözüm yönünde samimi olması halinde ilk olarak Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonların hafifletilmesi için girişim başlatması gerektiğini belirten Öztürkler, dünyadan tecrit edilen bir halk üzerinde kalıcı bir barış inşa edilemeyeceğini kaydetti.

  • Gençlerin ve Ekonominin Önü Açılmalı: Ziyaretin ardından hazırlanacak raporlarda tecritlerin kaldırılmasına yönelik somut tavsiyelere yer verilmesi gerektiğini söyleyen Öztürkler; gençlerin uluslararası spor organizasyonlarına katılması, futbol takımlarının yurt dışında müsabakalara çıkması ve halkın ekonomik ile siyasi alanlarda dünyayla güçlü ilişkiler kurabilmesinin şart olduğunu vurguladı.

  • Rum Tarafının Statüko Memnuniyeti: Güney Kıbrıs’ın AB üyeliğinin sağladığı avantajlar nedeniyle mevcut statükodan memnun olduğunu ve kapsamlı bir çözüme ihtiyaç duymadığını savunan Öztürkler, bu sebeple kalıcı bir anlaşma konusunda iyimser olmadığını dile getirdi.

  • Türkiye'nin Güvencesi: 1974 Barış Harekâtı’nın adaya güven ve huzur getirdiğini belirten Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türk halkının kabul etmediği hiçbir çözüm modelinin uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, bunun en büyük güvence olduğunu ifade etti.

  • Hukukun Siyasi Amaçlarla Kullanılması: Son yıllarda Rum yönetiminin hukuku siyasi bir baskı aracına dönüştürdüğünü dile getiren Öztürkler, bu yaklaşımın müzakere süreci ve iki halk arasındaki ilişkiler açısından ciddi bir tehlike oluşturduğunu sözlerine ekledi.