DAÜ (Doğu Akdeniz Üniversitesi) gibi uluslararası akreditasyonlara sahip öncü kurumların aksine, YÖDAK’ın (Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu) bile tanımadığı, diplomalarının hiçbir uluslararası ve hukuki geçerliliği bulunmayan yapılar yüzlerce genci mağdur ediyor.
Bu çarpık düzenin merkezinde yer alan Netkent Üniversitesi vakası ise KKTC yükseköğretim tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kamuoyunun vicdanını sızlatmaya devam ediyor.Binadan Ranta: Netkent Üzerindeki Şaibeler ve Kurucu Üye Skandalı
KKTC’de devlet malı veya kamu kullanımındaki binaların ve statülerin nasıl şaibeli şekillerde el değiştirdiğine dair en çarpıcı örneklerden biri Netkent çevresinde dönüyor.
Kurucu ve Yönetici Gölgesi: Siyasetçi ve devlet görevlilerinin bu tür tartışmalı yapılarla kurduğu bağlar kamuoyunda büyük tepki çekiyor. Öyle ki, geçmişte mütevelli heyetinde yer alan isimler arasında siyasilerin bulunması ve dönemin yetkililerinin izniyle önünün açıldığı iddiaları, olaydaki "rant ve rüşvet" iddialarını alevlendiriyor. Dışişleri Bakanlığı gibi kritik makamlarda bulunmuş isimlerin ki bu isimlerden biri Tahsin Ertuğruloğlu, bu yapılarla anılması, diplomaların uluslararası alanda ve bizzat yerel kurumlar (YÖDAK) tarafından reddedilmesiyle birleşince KKTC diplomasının güvenilirliği yerle bir olmaktadır.
Göstermelik Rektörlükler ve Tabela Binalar: Öğrencilerin ve mağdurların aktardığına göre; Lefkoşa’da merkez diye gösterilen binaların birçoğunun fiiliyatta akademik altyapıdan uzak, içi boş tabela yerler olması ve yıllardır gençlerin "Diplomalarınız Milli Eğitim Bakanlığı'nda onayda" denilerek oyalanması, organize bir aldatma düzenini gözler önüne seriyor.
YÖDAK’ın Kabul Etmediği Diplomalar ve Geleceği Çalınan Gençler
Özellikle Hukuk gibi, en üst düzey akademik hassasiyet ve hukuki zemin gerektiren kritik bölümlerin dahi günübirlik, denetimsiz online sistemler üzerinden "mantar gibi" açılması, binlerce öğrenciyi hayal kırıklığına uğrattı. Geçerliliği Olmayan Kağıt Parçaları: YÖDAK’ın hukuka aykırı bulduğu, Türkiye YÖK denkliği bulunmayan bu yapilerden mezun olan gençler; iş bulamamakta, barolar tarafından kabul görmemekte ve hayatlarının en verimli yıllarını maddi-manevi yıkımlarla geçirmektedir.
Kredilerle, Borçlarla Verilen Mücadele: Yıllarca bu kurumlara emek veren, dişinden tırnağından artırarak okuyan öğrenciler; sınav skandalları, notların keyfi sıfırlanması ve muhatap bulamamış bir yönetim anlayışıyla baş başa bırakılmıştır.
Eğitimden diplomaya, kamu mallarından liyakate kadar her alanın şaibelerle sarsıldığı bir ortamda, adaletsizlik algısını en çok tetikleyen unsurların başında siyasi güç mekanizmaları geliyor. Netkent ve benzeri yapılar etrafındaki iddialar tarihe not düşülürken; Tahsin Ertuğruloğlu’nun bu sahte düzen içinde hesap vermesi, soruşturulması ve yargılanması gerekirken Dışişleri Bakanlığı’yla ödüllendirilmesi, KKTC’deki sistemin ve adaletsizliğin ne denli karanlık bir noktada olduğunu gözler önüne sermektedir.
Kamuoyu ve Mağdurlardan Çağrı: Bu Düzen Böyle Gitmez!
KKTC’nin geleceği olan eğitim turizminin ve üniversite adresi kimliğinin birkaç rant odaklı yapı yüzünden lekelenmesine artık sessiz kalınamaz.
Bu coğrafyada gençlerin umutlarıyla oynayan, uluslararası geçerliliği olmayan sahte diplomalarla geleceği karartan zihniyete karşı kamuoyu acil açıklama ve köklü bir çözüm bekliyor!#NetkentMağdurları #YÖDAKDenetlesin #KKTCEğitimLütfen #DiplomalarNerede #Hukuksuz ÜniversitelereGeçitYok