Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (KIB-TEK) hurda malzemelerin satışına ilişkin Topuz Gazetesi’ne ulaşan ciddi iddialar, kamu kaynaklarının nasıl değerlendirildiği konusunda yanıt bekleyen soruları gündeme taşıdı. Gazetemize aktarılan iddialara göre, ekonomik değeri yüksek bakır hurdaların, demir hurdası fiyatları üzerinden elden çıkarıldığı ve söz konusu işlemlerin kurum açısından milyonlarca dolarlık kayıp doğurabileceği ileri sürülüyor.
BAKIR DEMİR FİYATINA MI GİTTİ?
Topuz Gazetesi’ne ulaşan iddiaların merkezinde, kurum bünyesindeki hurda malzemelerin satış şekli bulunuyor. İddiaya göre, hurda bakır ile hurda demir arasında ciddi bir ekonomik değer farkı bulunmasına rağmen, bazı bakır hurdaların demir hurdası fiyatından değerlendirildiği öne sürülüyor.
Gazetemize bilgi veren kaynaklar, bakırın hurda değerinin demire göre yaklaşık 20 kat daha yüksek olabildiğini iddia ederken, satışların hangi teknik değerlendirmeye, hangi fiyat tespitine ve hangi ihale şartlarına dayanılarak yapıldığı sorusunun açıklığa kavuşturulmasını istiyor.
Asıl yanıt bekleyen soru ise açık:
Gerçekten bakır hurdalar demir hurdası fiyatına satıldıysa, KIB-TEK’in uğradığı ekonomik kayıp ne kadar?
“4 MİLYON DOLARLIK FARK” İDDİASI
Topuz Gazetesi’ne iletilen bir diğer iddiaya göre, hurda malzemelerin gerçek piyasa değeri ile satış bedelleri arasında oluştuğu öne sürülen farkın yaklaşık 4 milyon dolara kadar ulaşabileceği ileri sürülüyor.
Bu rakam şu aşamada bağımsız bir resmi rapor veya yargı kararıyla doğrulanmış değil. Ancak iddianın büyüklüğü düşünüldüğünde, kurum yönetiminin satış miktarlarını, malzeme türlerini, fiyat tespitlerini, ihaleye katılan şirketleri ve satış bedellerini kamuoyuna açıklaması yönündeki beklenti daha da önem kazanıyor.
Kamu malı söz konusuysa, “kim aldı, ne aldı, kaç tona ne ödedi?” sorularının cevabı ticari sır perdesinin arkasına saklanmamalı.
ÖZLEM ÖZYAY HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN İDDİA
Gazetemize ulaşan bilgilerde adı geçen isimlerden biri de Özlem Özyay.
Özyay’ın KIB-TEK’in satın alma süreçlerinde görev yaptığı belirtilirken, emeklilik öncesindeki izin sürecinin iptal edilerek söz konusu hurda işlemleri nedeniyle yeniden göreve çağrıldığı iddia ediliyor.
Bu iddia da resmi makamlarca doğrulanmış değil. Ancak doğru olması halinde, neden göreve çağrıldığı, hangi işlem veya belgeler için görev başına döndürüldüğü ve hurda satış sürecindeki yetki ve sorumluluğunun ne olduğu açıklanmayı bekliyor.
“İHALE OYUNU” İDDİASI AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI
İddiaların en ağır bölümünü ise satışların ihale süreçleri üzerinden gerçekleştirildiği ve bazı işlemler sonucunda belirli çevrelere ekonomik avantaj sağlandığı yönündeki suçlamalar oluşturuyor.
Ortada gerçekten usulsüz bir işlem varsa bunun belgeleriyle ortaya çıkarılması; yoksa KIB-TEK yönetiminin kamuoyunun önüne çıkarak rakamları, ihale belgelerini ve satış sürecini şeffaf biçimde açıklaması gerekiyor.
Çünkü söz konusu olan özel bir şirketin malı değil, kamunun malı ve toplumun parasıdır.
EL-SEN NEDEN SESSİZ?
Topuz Gazetesi’ne ulaşan iddialarda, KIB-TEK çalışanlarını temsil eden EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu’nun konu karşısındaki tutumu da sorgulanıyor. Tuğcu daha önce KIB-TEK’te siyasi istihdam ve “rant” tartışmaları konusunda kamuoyuna açık eleştirilerde bulunmuştu.
Bu nedenle hurda satışlarına ilişkin iddialar karşısında sendikanın elinde herhangi bir bilgi veya belge bulunup bulunmadığı ve konuyla ilgili inceleme talep edip etmeyeceği merak konusu.
SILA USAR İNCİRLİ’YE DE SORU: BU İDDİALAR ARAŞTIRILACAK MI?
İddialarda adı herhangi bir usulsüzlüğün tarafı olarak değil, konuya ilişkin kamuoyu önünde tutum alması beklenen siyasi isimlerden biri olarak gündeme getirilen Sıla Usar İncirli’nin de tartışmaya ilişkin açıklama yapıp yapmayacağı merak ediliyor.
Kamu kurumlarının ihaleleri ve milyonlarca dolarlık olası kamu zararı iddiaları siyaset üstü biçimde araştırılmalı. İddialar doğruysa sorumluların ortaya çıkarılması, doğru değilse de kamuoyunun açık belgelerle bilgilendirilmesi gerekiyor.
YETİMİN HAKKI MI YENİYOR?
Elektrik faturalarının vatandaşın bütçesini zorladığı bir dönemde, kamuya ait hurda malzemeler üzerinden milyonlarca dolarlık kayıp yaşandığı iddiası görmezden gelinemez.
Toplumun bilmek istediği çok basit:
Kaç ton bakır satıldı? Kaç ton demir satıldı? Hangi fiyatlardan satıldı? İhaleyi kim kazandı? Piyasa değeri neydi? Kurumun kasasına ne kadar para girdi? İddia edilen 4 milyon dolarlık fark nereden kaynaklanıyor?
Bu sorular açık belgelerle cevaplanmadığı sürece tartışmaların sona ermesi beklenmemeli.
Topuz Gazetesi olarak bize ulaşan iddiaları kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. İddiaların şu aşamada doğrulanmış resmi bulgular olmadığı özellikle belirtilirken, adı geçen tüm kişi ve kurumların cevap ve açıklama hakkı saklıdır.
#KIBTEK #Hurdaİhalesi #KamuKaynakları #Şeffaflık #ELSen #KKTC