"Trump'ın enerji dominansı hedefiyle Erdoğan'ın 'Merkez Üs' vizyonu kesişti; Doğu Akdeniz'de kurulan sinsi denklemler Türk mühendisliğinin 'Ters Akış' dehasına tosladı. İşte Akdeniz'in yeni enerji anayasası..."
Doğu Akdeniz, uzun yıllar boyunca jeopolitik gerçeklerden uzak, maliyetli ve içi boş projelerle Türkiye’yi oyun dışı bırakmaya çalışanların bir hamaset alanıydı. Hatırlayın; Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’in başını çektiği, milyarlarca dolarlık o meşhur EastMed Boru Hattı Projesi’ni az tartışmadık. Ne oldu o projeye? Deniz altı topoğrafyasının imkânsızlıklarına, 10 milyar doları aşan faturasına ve en önemlisi Türkiye-Libya deniz sınırı duvarına toslayarak tarihin tozlu raflarına kalktı.
Bugün ise Doğu Akdeniz’de kartlar yeniden karılıyor. Ama bu kez zorlama ittifaklarla değil; tamamen ekonomik akılla, matematiksel maliyet analizleriyle ve Ankara ile Lefkoşa’nın ortaya koyduğu sarsılmaz devlet iradesiyle...
Trump’ın Domine Etme Arzusu, Erdoğan’ın "Merkez" Vizyonu
İşin ekonomik ve küresel bacağını anlamak için BOTAŞ’ın sessiz sedasız attığı o devasa adıma bakmak gerekiyor. 2045 yılına kadar uzanan, 43 milyar dolarlık 20 yıllık LNG anlaşması sadece bir gaz alımı değil. ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesini küresel bir enerji süpergücü yapma hedefi ("Energy Dominance") ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi küresel bir enerji ticaret merkezine ("Gas Hub") dönüştürme vizyonunun kusursuz bir oluşumudur bu.
Anlaşmadaki "Satış Noktası Esnekliği" (Free one Board) sayesinde Türkiye, gazı daha gemideyken Avrupa’ya yönlendirip küresel bir "ticari aktör" gibi rol alabilecek. İşin arkasındaki makro-ekonomik omurgayı, yükselen korumacılık duvarlarına karşı ticaret diplomasisini bir kalkan gibi yöneten T.C Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın "ihracat odaklı büyüme" ekolünü de buraya not etmek gerek. Masada eli güçlü bir Ankara varsa, arkasındaki bu mali tahkimat sayesindedir.
Kahire Semalarında Bir Diplomasi Doktrini: "Pisti Pas Geçin!"
Gelelim madalyonun en heyecan verici, belki de diplomasi tarihine geçecek o gizli kırılma noktasına... Yer: Kahire. Erdoğan’ın vetosuna rağmen masada olmak isteyen İsrail Başbakanı Netanyahu ve bazı bölgesel aktörler var. Sinsi plan net: Sıcak çatışmaların gölgesinde Gazze’nin açıklarındaki zengin Gaza Marine doğal gaz yataklarına çökmek, Filistin halkının hakkını gasp etmek.
Cumhurbaşkanlığı uçağı zirveye katılmak üzere Kahire hava sahasına girip iniş için alçalmaya başladığında, Erdoğan içeride dönen bu sinsi pazarlığı haber alıyor. Filistin’in hakkının yenmesine meşruiyet kazandırmayı reddeden o irade, pilotlara tek bir talimat veriyor: "İnişi iptal edin, pisti pas geçip rotayı değiştirin!"
Erdoğan’ın uçağının Kahire semalarında pisti pas geçerek havadan geri dönmesi, masada oturanlar üzerinde tam bir şok dalgası yaratıyor. Bu hamle, havadan verilmiş en net askeri ve diplomatik cevaptı: "Türkiye’nin içinde yer almadığı hiçbir proje bu sularda hayata geçemez!" İşte bugün Filistin Yönetimi ve uluslararası konsorsiyumlarla kurulması planlanan "Yeniden İnşa Fonu" ve Gazze gazının ekonomiye kazandırılması fikri, o gün havada gösterilen o asil duruşun bir meyvesidir.
Yüzyılın Müjdesi: Yılmaz ve Üstel’in Çizdiği Enerji Rotası
Sahadaki bu kararlılığı diplomasinin ince işçiliğiyle ilmek ilmek işleyen T.C Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın "bölgesel sahiplenme" ilkesi, adada somut bir devrime dönüşüyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde Ankara'da toplanan enerji zirvesinin ardından T.C Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Başbakan Ünal Üstel'in ortaklaşa verdikleri o büyük "Yüzyılın Projesi" müjdesi, sadece Kıbrıs'ın değil tüm Doğu Akdeniz’in kaderini değiştirecek cinsten.
Anadolu'dan KKTC'ye giden sudan sonra şimdi de deniz altından doğalgaz boru hattının döşenmesi için düğmeye basıldı. Başbakan Ünal Üstel'in bizzat ilan ettiği takvime göre, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın resmi protokolü imzalamasının hemen ardından, sonbahar aylarında borular denize indirilmeye başlanıyor. T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar koordinasyonunda, BOTAŞ’ın üstün mühendislik kabiliyetiyle yürütülen bu hat, sadece adanın elektrik üretim maliyetlerini düşürüp çevreci bir dönüşüm sağlamayacak; içinde ezber bozan bir stratejiyi barındıracak: Ters Akış (Reverse Flow) Kapasitesi.
Çift yönlü çalışabilecek bu hat sayesinde yarın bir gün adanın güneyinde uluslararası şirketlerin çıkaracağı gaz, milyarlarca dolarlık yeni fantezi hatlara gerek kalmadan, doğrudan bu hat üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya akabilecek.
Avrupa Birliği’nin Rus gazını tamamen bitirmeyi hedefleyen REPowerEU anlaşması kapsamında, vanaları kesin olarak kapatacağı düşünüldüğünde, Rum kesimi ve Brüksel eninde sonunda Türkiye’nin sunduğu bu rasyonel alternatife muhtaç kalacağı aşikârdır.
.Amerikan enerji devleri ExxonMobil ve Chevronda, on yıllarca sürecek siyasi riskler yerine, tam da planlanan takvime uygun olarak bu güvenli limana yanaşmak zorunda kalacaklardır.
Son Söz: Matematik Her Zaman Kazanır
Bu entegrasyon sadece Akdeniz’e değil, KKTC’ye de tarihi bir ekonomik sıçrama getirecek. Transit geçiş haklarıyla mali bağımsızlığını pekiştiren bir KKTC, Taşınmaz Mal Tazmin Komisyonu gibi en büyük mali yüklerini kendi öz kaynaklarıyla çözerek uluslararası hukuk karşısındaki meşruiyetini en üst seviyeye çıkaracaktır. T.C Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Başbakan Ünal Üstel'in de ortak vurguyla özünde belirttiği gibi: Adada artık iki eşit egemen devlet gerçeği vardır ve bu gerçeği görmezden gelerek Adada tek hâkim güç olduğunu iddia edenler, eninde sonunda Türk siyasi mühendisliğinin rasyonel zekasına boyun eğecektir.
Doğu Akdeniz’de suni tartışmalar, askeri gövde gösterileri ne yönde seyrederse seyretsin; küresel enerji sektörünün değişmez bir altın kuralı vardır: Ekonomik akıl, matematiksel maliyet analizi ve güvenli lojistik her zaman kazanır.
Kahire semalarında pas geçen uçak kararlılık ile Ankara-Lefkoşa hattında imzalanan asırlık enerji projelerinin arkasındaki zekâ aynı vizyonun parçasıdır. Ve bu coğrafyada istikrar arayan herkesin yolu, eninde sonunda Türkiye’nin kurduğu bu devasa enerji köprüsünden geçecektir.
İşte Akdeniz'in Yeni Enerji Anayasası...
KKTC Türkiye Beyazay Derneği Başkanı Fevzi Durmuş yazdı.
Bunlar da ilginizi çekebilir