Taraflar, söz konusu düzenlemelerin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle toplam 11 dava dosyaladı.
Başvuru öncesinde mahkemeler önünde yapılan açıklamalarda, hükümetin izlediği yöntem sert şekilde eleştirildi. Sendika temsilcileri, Meclis’te görüşülen yasa tasarılarının ardından aynı konunun kararnameyle düzenlenmesini hukuka aykırı bulduklarını ifade etti.
KAMUSEN Başkanı Metin Atan, hayat pahalılığı düzenlemelerinin çalışanlar ve sabit gelirli kesimler üzerinde ciddi etkiler yarattığını savunarak, hükümetin tutumunu eleştirdi. Atan, sürece karşı mücadelelerini sürdüreceklerini ve önümüzdeki günlerde eylemlerin devam edeceğini belirtti.
TÜRK-SEN Genel Başkanı Arslan Bıçaklı ise sendikalar arasında herhangi bir görüş ayrılığı bulunmadığını vurguladı ve ortak hareket etmeye devam edeceklerini söyledi.
Hukukçular da kararname yönteminin istisnai olması gerektiğine dikkat çekti. Avukatlar, Meclis gündeminde yer alan bir konunun kararnameyle düzenlenmesinin anayasaya aykırı olduğunu savunarak, mahkemeden hem iptal hem de yürütmenin durdurulmasını talep ettiklerini açıkladı.
Düzenleme, hayat pahalılığı ödeneğinin maaşlara belirli bir dönemde yansıtılmasını öngörürken, ekonomik tedbir kapsamında bir süre yeni maaş artışı yapılmamasını içeriyor.