Lefkoşa'da faaliyet gösteren O*ur Emlak, Vergi Dairesi’nde onaylatılması gereken kira sözleşmelerini gerekli işlemleri tamamlamadan kiracılara imzalattığı ve buna rağmen kira ile hizmet bedellerini tahsil ettiği yönündeki iddialar ciddi soru işaretleri doğurdu. Mağduriyet yaşadığını belirten kiracılar, sözleşmelerinin resmi işlemlerde geçersiz olduğunu sonradan öğrendiklerini, şirkete başvurduklarında ise çözüm yerine “evden çıkarılma” tehdidiyle karşılaştıklarını öne sürüyor.
Emlak sektöründe denetim ve yetki tartışmalarını yeniden gündeme taşıyan ciddi iddialar kamuoyuna yansıyor.
İddialara göre bazı emlak şirketleri, kiraya verdikleri konutlara ilişkin sözleşmeleri gerekli resmi prosedürlerden geçirmeden kiracılara imzalatıyor. Buna karşın kira bedeli, depozito ve çeşitli hizmet ücretleri eksiksiz şekilde tahsil ediliyor.
Sorun ise kiracıların söz konusu sözleşmelerle başka resmi işlemler yapmak üzere ilgili kurumlara başvurmasıyla ortaya çıkıyor.
Kiracıların burada, ellerindeki kira sözleşmesinin gerekli onay işlemleri tamamlanmadığı için resmi işlemlerde kullanılamadığını öğrendikleri ileri sürülüyor.
PARA ALINIRKEN SORUN YOK, VATANDAŞ HAKKINI ARAYINCA MI SORUN ÇIKIYOR?
Asıl vahim iddia ise bundan sonra başlıyor.
Mağduriyet yaşadığını belirten kişilerin, eksik veya onaysız sözleşmenin düzeltilmesi amacıyla emlak şirketine geri döndüklerinde çözüm yerine sert tavırlarla karşılaştıkları öne sürülüyor.
Bazı şirket yöneticilerinin kiracıların taleplerine karşı “Sizi evden çıkarırız” şeklinde ifadeler kullandığı iddiası, olayın basit bir evrak eksikliğinin çok ötesinde olduğunu gösteriyor.
Eğer bu iddialar doğruysa ortada cevaplanması gereken çok açık sorular var:
Kira sözleşmesi gerekli resmi işlemlerden geçirilmeden neden kiracıya teslim edildi?
Şirket hizmet bedelini hangi işlem karşılığında tahsil etti?
Kiracının mağduriyeti ortaya çıktığında neden çözüm üretilmedi?
Ve en önemlisi, vatandaş hakkını aradığı için neden tahliye tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı iddia ediliyor?
YETKİSİZ KİŞİLER EMLAKÇILIK MI YAPIYOR?
Ortaya atılan bir diğer ciddi iddia ise bazı emlak şirketlerinde veya emlak faaliyetlerinde yetkisiz kişilerin işlem yaptığı yönünde.
Bu iddia doğruysa mesele yalnızca birkaç kiracının mağduriyeti değildir.
Mesele, emlak sektörünün kimler tarafından ve hangi denetim altında yürütüldüğüdür.
Vatandaş ev kiralarken karşısındaki kişinin yasal olarak bu işi yapmaya yetkili olup olmadığını bilmek zorundadır. Sektörde yetkisiz kişilerin faaliyet göstermesine göz yumuluyorsa bunun bedelini hem kiracılar hem de işini yasalara uygun yapan emlakçılar ödüyor.
EMLAKÇILAR BİRLİĞİ SESSİZ KALMAMALI
Emlakçılar Birliği’nin bu tür iddiaları görmezden gelme lüksü yok.
Birlik, sektörde yetkisiz faaliyet gösteren kişi veya şirket bulunup bulunmadığını araştırmalı; kira sözleşmelerinin hazırlanması, resmi işlemlerinin tamamlanması ve kiracılardan tahsil edilen ücretlerin hangi hizmet karşılığında alındığı konusunda denetim mekanizmasını işletmelidir.
Çünkü birkaç şirketin veya kişinin keyfi uygulaması bütün sektörün güvenilirliğini zedeliyor.
POLİS VE İLGİLİ KURUMLAR GÖREVE
Kiracılardan para tahsil edilmesine rağmen gerekli resmi işlemlerin yapılmadığı, ardından mağduriyetini dile getiren kişilerin tehdit edildiği yönündeki iddialar yetkili makamlar tarafından derhal araştırılmalıdır.
Polis, Vergi Dairesi ve Emlakçılar Birliği; iddialara konu işlemleri, sözleşmeleri ve şirketlerin faaliyet yetkilerini incelemelidir.
Kimsenin peşinen suçlu ilan edilmesi doğru değildir. Ancak bu kadar ciddi iddiaların “sektörde olur böyle şeyler” denilerek geçiştirilmesi de kabul edilemez.
Emlakçılık, anahtar teslim edip komisyon almaktan ibaret değildir.
Vatandaştan para alıyorsanız, yaptığınız işlemin hukuki ve resmi sorumluluğunu da üstlenmek zorundasınız.
Kiracının hakkını sormasına verilecek cevap tehdit değil, yasal ve geçerli bir sözleşme olmalıdır.
Şimdi gözler Emlakçılar Birliği’nde, poliste ve ilgili kamu kurumlarında: Bu iddialar araştırılacak mı, yoksa vatandaş yine parasını ödeyip hakkını aramakla mı baş başa bırakılacak?