Konuyla ilgili sert bir açıklama yapan Öksüz, insan sağlığının daha fazla risk atılamayacağını vurgulayarak acil eylem çağrısında bulundu.
"Güney'deki Geri Çağırma Operasyonu Büyük Bir Uyarıdır"
Güney Kıbrıs'ta denetim mekanizmaları sayesinde hatalı veya riskli ilaç partilerinin tespit edilip hızla toplandığına işaret eden Öksüz, KKTC'de ise hastaların ilaç güvenliğinin hâlâ tam anlamıyla takip edilemediğini belirtti.
-
Güvenlik Açığı: Piyasaya giren her bir ilacın üretim aşamasından son kullanıcıya (hastaya) ulaşana kadar karekod ve benzeri dijital sistemlerle izlenebilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Öksüz, mevcut denetimsizliğin halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini kaydetti.
-
Geciken Adımlar: KKTC'de yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilmeyen İlaç Takip Sistemi'nin artık bir tercih değil, acil bir devlet politikası olması gerektiğinin altı çizildi.
"Halk Sağlığı Ertelenemez"
Umut Öksüz açıklamasında, ilaçta kaçak, sahte veya kusurlu ürün riskine karşı en etkin kalkanın dijital takip sistemleri olduğunu belirterek şu net ifadeleri kullandı:
"Güney Kıbrıs’ta 12 farklı ilaca ait 137 partinin geri çekilmesi, komşumuzda işleyen bir mekanizmanın varlığını gösterirken, bizim hâlâ bu sistemden mahrum olmamız kabul edilemez. ‘İlaç Takip Sistemi’ lüks değil, halk sağlığı için artık ertelenemez bir zorunluluktur!"
Eczacılar Birliği, yetkili makamları bir an önce harekete geçmeye ve eczacılık sektöründe güvenliği en üst düzeye çıkaracak dijital altyapıyı acilen kurmaya davet etti.