CTP’nin eleştiriden rahatsız olan değil, eleştiriyi dinleyen ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alan bir siyasi gelenekten geldiği vurgulanan açıklamada, yapılacak değerlendirmelerde çevresel ve toplumsal hassasiyetlerin göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, kiralanması öngörülen arazi büyüklüğünün yarattığı hassasiyetin dikkate alınması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilerek, yasa tasarısının geri çekilmesi ve konunun tüm yönleriyle yeniden ele alınmasının en doğru adım olacağı ifade edildi. Hükümetin bu çağrıya olumlu yanıt vermemesi halinde Alçak Orman Arazilerinin Devri ve İcarı (Değişiklik) Yasa tasarısına olumsuz oy verileceği kamuoyuna duyuruldu.
CTP, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Karpaz’da yerleşke kurmasına yönelik sürecin kendi hükümetleri döneminde başlatıldığını hatırlattı. 2008 yılında imzalanan protokol ve ardından meclis onaylarıyla üniversitenin kuruluşuna hukuki zemin oluşturulduğu ifade edildi.
2010 yılında imzalanan Arazi Ayırma Protokolü’nde belirlenen arazi büyüklüğünün o dönemde de sorgulandığına dikkat çekilen açıklamada, çevresel açıdan önemli değişikliklerin komite aşamasında sağlandığı belirtildi. Ayrıca 2010 yılından bu yana yeni arazilerin kiralama kapsamına alınmadığı da vurgulandı.
CTP, Karpaz’da kurulacak bir üniversiteyi yalnızca bir yatırım olarak değil, bölgesel kalkınma, istihdam ve planlı gelişim açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Bununla birlikte çevrenin korunması, orman arazilerinin geleceği ve kamu yararı ilkelerinin vazgeçilmez olduğu kaydedildi.
Açıklamada, çevre ile yatırım arasında doğru dengeyi kurmanın temel hedef olduğu belirtilerek, toplumsal hassasiyetlerin siyasetin merkezinde yer aldığı ve planlı gelişim için yeni bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.