KIBRIS

Bir-Sen’den hükümete akaryakıt zammı ve tasarruf politikalarına sert tepki

Son günlerde ülkede yaşanan ekonomik gelişmeler ve bu gelişmelerin çalışanlar üzerindeki etkilerinin büyük bir dikkat ve sorumluluk bilinciyle takip edildiği belirtildi.

Sendika Bir-Sen, çalışanların hak ve menfaatlerini korumanın temel görevleri olduğunu vurgulayarak yaşanan ekonomik gelişmeleri bu çerçevede değerlendirdiklerini açıkladı.

Yapılan açıklamada, hükümetin son dönemde ekonomi yönetiminde sergilediği tutumun çalışanlar ve dar gelirli vatandaşlar açısından ciddi kaygılar doğurduğu ifade edildi. Ortadoğu’da yaşanan bölgesel savaş ve uluslararası gelişmeler gerekçe gösterilerek henüz mevcut stoklar tüketilmeden kısa süre içerisinde akaryakıta iki kez zam yapılmasının kabul edilemez olduğu kaydedildi.

Akaryakıta yapılan her zammın ulaşımdan gıdaya, üretimden hizmet sektörüne kadar ekonominin tüm alanlarına zincirleme şekilde yansıdığı belirtilen açıklamada, bu durumun hayat pahalılığını artırdığı ve en ağır yükün yine dar gelirli çalışanların omuzlarına yüklendiği ifade edildi. Zaten geçim mücadelesi veren emekçiler için bu tür zamların yaşam şartlarını daha da zorlaştırdığı vurgulandı.

Ülkede birçok ekonomistin de benzer uyarılarda bulunduğu belirtilerek, akaryakıt zamlarının enflasyonu daha da artıracağı yönündeki değerlendirmelere rağmen hükümetin çalışanları ve toplumun geniş kesimlerini dikkate almayan yaklaşımının doğru bulunmadığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca kamuoyuna duyurulan sözde ekonomik tedbirler paketinin de çalışanlar açısından büyük bir belirsizlik yarattığı belirtildi. Açıklanan metin incelendiğinde ortada somut bir ekonomik tedbir bulunmadığı, üstelik bu konuda henüz herhangi bir Bakanlar Kurulu kararı da olmadığı ifade edildi. Bu nedenle açıklananların bir ekonomik programdan çok kamuoyunu oyalamaya yönelik bir basın açıklaması görüntüsü verdiği savunuldu.

Özellikle açıklamada yer alan “ek mesailerden yüzde 20 kesinti yapılacak” ifadesinin çalışanlar arasında ciddi bir endişe yarattığı belirtilerek, bunun çalışanların emeklerinin karşılığı olan ek mesailerinden kesinti yapılacağı şeklinde algılandığı kaydedildi. Sendika açısından elzem olan yerlerdeki ek mesai kesintilerinin tartışılmaz bir kırmızı çizgi olduğu vurgulandı.

Bir-Sen açıklamasında hükümete de çağrıda bulunarak çalışanların emeği üzerinden tasarruf yapılmasına asla izin verilmeyeceğini ifade etti. Ekonomik krizin faturasının emekçilere kesilmesine karşı durmaya devam edeceklerini belirten sendika, gerçek tasarrufun çalışanların maaşları veya ek mesaileri üzerinden değil devletin israf kalemlerinde yapılması gerektiğini kaydetti.

Sendika ayrıca hükümete bazı somut tedbir önerilerinde de bulundu. Kamu kurumlarında görevini yerine getirmeyen kişiler hakkında denetim yapılması, yurt dışı temsil ve fuar harcamalarının sınırlandırılması, verimliliği düşük temsilciliklerin geçici olarak kapatılması, temsil ve ağırlama giderlerinin azaltılması, vergi aflarının sona erdirilmesi ve milletvekilleri ile bakanlara sağlanan ek tahsisatların gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Ekonominin canlandırılması için özellikle sınır bölgelerinde ticareti teşvik edecek düzenlemeler yapılması ve güneyden gelen ziyaretçilerin ülkede alışveriş yapmasını kolaylaştıracak ekonomik politikalar geliştirilmesi gerektiği de öneriler arasında yer aldı.

Göç yasası kapsamında çalışanların temsilcileri olarak ekonomik krizin bedelinin yalnızca emekçilere ödetilemeyeceğini belirten Bir-Sen, devlet yönetiminde gerçek bir tasarruf iradesi gösterilmeden çalışanların haklarına dokunulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Sendika, çalışanların haklarını savunmaya ve yanlış politikalara karşı seslerini yükseltmeye devam edeceklerini ifade ederek açıklamasını kamuoyuna saygıyla duyurdu.