Başbakan Üstel yaptığı açıklamada, Rum liderliğinin geçmişten bugüne aynı anlayışı sürdürdüğünü ifade ederek, “1821’de neyse, 1963’te neyse, bugün de aynıdır” dedi. Üstel, 25 Mart 1821 tarihine yapılan göndermelerin Türkler açısından katliam anlamı taşıdığını belirtti.
Üstel, aynı zihniyetin Kıbrıs’ta da kendini gösterdiğini ifade ederek, 1963’te Kıbrıs Türk halkının adadan silinmek istendiğini söyledi. Bu anlayışın bugün de sürdüğünü dile getiren Üstel, yapılan açıklamaların bunun açık göstergesi olduğunu kaydetti.
Rum lider Hristodulidis’in Kıbrıslı Türklerin ancak “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönmeleri halinde” söz sahibi olabileceğine yönelik sözlerine de tepki gösteren Üstel, Kıbrıs Türk halkının kurucu ortak olduğunu hatırlattı. Üstel, bu hakkın geçmişte zorla ortadan kaldırıldığını ve bugün yeniden şartlı hak sunulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Türkiye’ye yönelik ifadeleri de eleştiren Üstel, 1960 düzeninin garantörlerinden biri olan Türkiye’nin yok sayılmasının tarihi ve hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi.
Açıklamasında bu söylemlerin çelişkili olduğunu vurgulayan Üstel, bir yandan geçmişteki olayların “rehber” gösterildiğini, diğer yandan barış ve çözümden söz edilmesinin samimi olmadığını ifade etti.
Üstel, Kıbrıs meselesinde kalıcı ve sağlıklı bir çözümün ancak gerçeklerin kabulüyle mümkün olacağını belirterek, “Kıbrıs Türk halkının varlığını ve haklarını yok sayan hiçbir anlayışı kabul etmeyeceğiz” dedi.
Türkiye’nin garantörlüğünün vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Üstel, bu konuda geri adım atılmayacağını sözlerine ekledi.