KIBRIS

267 Kişilik Seferde Kim İzin Verdi, Kim Denetledi?

Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından sefer izninden meteorolojik değerlendirmeye, teknik denetimden mürettebat yeterliliğine kadar birçok kritik soru yanıt bekliyor. Kamuoyu, sorumluluğun şeffaf biçimde ortaya çıkarılmasını istiyor.

SUÇLU KİM?

Girne açıklarında yüzlerce kişinin bulunduğu yolcu gemisinin alabora olması yalnızca bir deniz kazası olarak geçiştirilemez. Kurtarma çalışmalarının ardından yanıtlanması gereken ciddi idari ve teknik sorular bulunuyor. Kamuoyuna yansıyan son bilgilere göre gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere 267 kişi vardı. Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ise kazanın nedeninin henüz bilinmediğini ve “denize çıkılmayacak bir hava olmadığını” söyledi.

Ancak mesele tam da burada başlıyor. Bir gün önce KKTC genelinde çok şiddetli fırtına ve yağış yaşanmış, çeşitli bölgelerde ciddi hasar meydana gelmişti. Böyle bir hava sisteminin hemen ardından, yüzlerce yolcu taşıyan bir geminin sefer güvenliği hangi meteorolojik ve teknik verilere dayanılarak değerlendirildi? Geminin limandan ayrılmasına kim izin verdi? Sefer öncesi deniz durumu, dalga yüksekliği ve rüzgâr koşullarına ilişkin hangi resmi rapor kullanıldı?

Meteoroloji değerlendirmesini kim yaptı?

Kamuoyunun bilmesi gereken en önemli konulardan biri de meteorolojik uygunluk değerlendirmesidir. Sefer öncesinde Meteoroloji Dairesi’nden görüş alındı mı? Alındıysa bu görüşü veren kişi hangi yetki ve sorumlulukla karar verdi? Liman makamları yalnızca genel hava tahminine mi baktı, yoksa denizcilik açısından özel bir risk değerlendirmesi yapıldı mı?

Arıklı’nın “denize çıkılmayacak hava yoktu” açıklaması tek başına yeterli değildir. Bu değerlendirmenin dayandığı meteoroloji raporu, saatlik rüzgâr ve deniz tahminleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çünkü söz konusu olan 267 insanın can güvenliğidir.

Geminin teknik uygunluğu ve mürettebatı da açıklanmalı

Bir başka kritik soru ise geminin sefere çıkmadan önceki teknik durumudur. Geminin son denetimi ne zaman yapıldı? Deniz elverişlilik belgeleri geçerli miydi? Tahliye ve can kurtarma ekipmanları yolcu kapasitesine uygun muydu?

Kamuoyuna açıklanan verilere göre gemide 8 mürettebat bulunuyordu. Bu sayı geminin tipi, kapasitesi ve uluslararası güvenlik standartları açısından yeterli miydi? Mürettebatın görev dağılımı, yeterlilik belgeleri ve acil durum eğitimleri eksiksiz miydi? Bunların tamamı resmi belgelerle ortaya konmalıdır.

Sorumluluk “araştırıyoruz” denilerek geçiştirilemez

Şu aşamada “suçlu şudur” demek için elde kesinleşmiş bir soruşturma sonucu yok. Ancak sorumluluğun kimde olduğunu ortaya çıkarmak hükümetin görevidir. Geminin neden su aldığı, sefer izninin kim tarafından verildiği, liman çıkış kontrolünün nasıl yapıldığı ve teknik denetim zincirinde herhangi bir ihmal bulunup bulunmadığı bağımsız biçimde araştırılmalıdır. Kazanın nedeni şu an için resmi olarak netleşmiş değil.

Bu olayın ardından yalnızca gemi şirketine dönüp “ne oldu?” diye sormak yetmez. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, liman yönetimi, denizcilikten sorumlu birimler ve gerekli durumlarda meteoroloji makamları da kendi sorumluluk alanlarını kamuoyuna açıklamak zorundadır.

267 insanın hayatını ilgilendiren bir olayda vatandaşın duymak istediği cümle “araştırıyoruz”dan ibaret olamaz.

Kamuoyu açık cevap bekliyor: Geminin hareketine kim onay verdi? Hangi hava raporuna dayanıldı? Gemi sefere teknik olarak uygun muydu? Mürettebat yeterli ve eksiksiz miydi? Can kurtarma ekipmanları tam mıydı? Denetimi kim yaptı ve imzayı kim attı?

Bu soruların yanıtı verilmeden dosyanın kapanmasına izin verilmemelidir.

#Girne #GemiKazası #ErhanArıklı #UlaştırmaBakanlığı #KKTC