<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Topuz Gazetesi</title>
    <link>https://www.topuzgazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.topuzgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her Hakkı Saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Jul 2026 15:22:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İdrar renginiz hastalıkları ele veriyor! En tehlikeli renk açıklandı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/idrar-renginiz-hastaliklari-ele-veriyor-en-tehlikeli-renk-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/idrar-renginiz-hastaliklari-ele-veriyor-en-tehlikeli-renk-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İdrarın renginde meydana gelen değişiklikler, sıvı tüketiminden kullanılan vitaminlere kadar birçok farklı nedenden kaynaklanabiliyor. Ancak bazı renklerin böbrek, karaciğer, safra yolları ve idrar sistemiyle ilgili sağlık sorunlarına işaret edebileceği belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2>

<p>İdrarın renginde meydana gelen değişiklikler, sıvı tüketiminden kullanılan vitaminlere kadar birçok farklı nedenden kaynaklanabiliyor. Ancak bazı renklerin böbrek, karaciğer, safra yolları ve idrar sistemiyle ilgili sağlık sorunlarına işaret edebileceği belirtiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Joshgun Huseynov, özellikle kırmızı renkli idrarın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyardı.</p>

<p>Sağlıklı bir kişide idrarın genellikle açık sarı renkte olması bekleniyor. Yetersiz su tüketildiğinde rengin koyulaşabileceğini belirten Huseynov, sıvı alımının artırılmasının ardından idrarın yeniden açılmasının çoğu zaman normal bir durum olduğunu ifade etti. Bununla birlikte renk değişikliğinin uzun süre devam etmesi veya başka şikâyetlerle birlikte görülmesi halinde uzman değerlendirmesinin önemli olduğu kaydedildi.</p>

<p>Turuncu renkli idrarın bazı vitamin takviyeleri ve ilaçlarla bağlantılı olabileceğini aktaran Huseynov, benzer bir görünümün karaciğer ve safra yollarını ilgilendiren rahatsızlıklarda da ortaya çıkabileceğini söyledi. Kahverengi idrarın ise sarılık, safra yollarındaki tıkanıklıklar, karaciğer hastalıkları ya da daha önce meydana gelmiş bir kanamayla ilişkili olabileceğine dikkat çekildi.</p>

<h3>KIRMIZI İDRAR MUTLAKA ARAŞTIRILMALI</h3>

<p>Pancar gibi bazı gıdaların idrar rengini geçici olarak değiştirebildiği bilinse de kırmızı rengin gerçek bir kanamadan kaynaklanması halinde bunun normal kabul edilmemesi gerektiği vurgulandı. İdrarda kan görülmesinin enfeksiyon, taş hastalığı ve idrar yollarını etkileyen daha ciddi rahatsızlıklarla bağlantılı olabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanamanın her zaman çıplak gözle fark edilmeyebileceğini ifade eden Huseynov, bazı durumlarda yalnızca laboratuvar tahlilleriyle ortaya çıkabileceğini söyledi. Uzmanlar, idrar renginde kalıcı veya belirgin bir değişiklik yaşayan kişilerin gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmasını ve rengin nedeninin tıbbi değerlendirmeyle belirlenmesini öneriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/idrar-renginiz-hastaliklari-ele-veriyor-en-tehlikeli-renk-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/2-20.png" type="image/jpeg" length="71958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Beslenme Nasıl Olmalı? Uzmanlardan Üç Önemli Öneri]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/sicak-havalarda-beslenme-nasil-olmali-uzmanlardan-uc-onemli-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/sicak-havalarda-beslenme-nasil-olmali-uzmanlardan-uc-onemli-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıktığı dönemlerde iştah azalabilir, yemek hazırlamak zorlaşabilir ve vücudun sıvı ihtiyacı artabilir. Uzmanlar, sıcak günlerde ağır öğünler yerine su içeriği yüksek, hafif ve dengeli besinlerin tercih edilmesini öneriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıktığı dönemlerde iştah azalabilir, yemek hazırlamak zorlaşabilir ve vücudun sıvı ihtiyacı artabilir. Uzmanlar, sıcak günlerde ağır öğünler yerine su içeriği yüksek, hafif ve dengeli besinlerin tercih edilmesini öneriyor.</p>

<h2>Protein ihtiyacı hafif besinlerle karşılanabilir</h2>

<p>Oxford Brookes Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Aisling Daly, sıcak havalarda normalden daha fazla protein tüketmeye gerek olmadığını belirtiyor. Ancak et, tavuk ve balık gibi protein kaynaklarının pişirilmesi mutfağın daha fazla ısınmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle mercimek, fasulye, yumurta, süt, yoğurt, peynir, tofu ve kuruyemiş gibi daha kolay hazırlanabilen seçeneklere yönelinebilir. Meyve, sebze, yoğurt ve fıstık ezmesiyle hazırlanan bir smoothie de hafif ve dengeli bir öğün alternatifi olabilir.</p>

<p>Pişirme gereken durumlarda, geleneksel fırın yerine daha az ısı yayan küçük mutfak cihazlarının kullanılması tercih edilebilir. Ayrıca ton balığı, somon ve karides gibi daha hafif seçenekler de sıcak günlerde öğünlere eklenebilir.</p>

<p><img alt="" decoding="async" fetchpriority="high" loading="eager" src="https://chatgpt.com/backend-api/estuary/content?id=file_000000004e3081fda1d6d9202495ed2f&amp;ts=495684&amp;p=fs&amp;cid=1&amp;sig=5714bd05b9257a960f1743e5be1175810980885fb74af06ed8d83164b5f04c2f&amp;v=0" /><img alt="" decoding="async" fetchpriority="high" loading="eager" src="https://chatgpt.com/backend-api/estuary/content?id=file_000000004e3081fda1d6d9202495ed2f&amp;ts=495684&amp;p=fs&amp;cid=1&amp;sig=5714bd05b9257a960f1743e5be1175810980885fb74af06ed8d83164b5f04c2f&amp;v=0" /><img alt="" decoding="async" fetchpriority="high" loading="eager" src="https://chatgpt.com/backend-api/estuary/content?id=file_000000004e3081fda1d6d9202495ed2f&amp;ts=495684&amp;p=fs&amp;cid=1&amp;sig=5714bd05b9257a960f1743e5be1175810980885fb74af06ed8d83164b5f04c2f&amp;v=0" /><img alt="" decoding="async" fetchpriority="high" loading="eager" src="https://chatgpt.com/backend-api/estuary/content?id=file_000000004e3081fda1d6d9202495ed2f&amp;ts=495684&amp;p=fs&amp;cid=1&amp;sig=5714bd05b9257a960f1743e5be1175810980885fb74af06ed8d83164b5f04c2f&amp;v=0" /><img alt="Chatgpt Image 19 Tem 2026 15 29 12 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://topuzgazetesicom.teimg.com/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/ece/chatgpt-image-19-tem-2026-15-29-12-2.png" width="1672" /></p>

<h2>Suyu yalnızca içmek değil, besinlerden almak da önemli</h2>

<p>Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun kaybettiği sıvının yerine konulması gerekiyor. Günlük sıvı ihtiyacı yaşa, sağlık durumuna, vücut yapısına ve hareket seviyesine göre değişiklik gösterebiliyor.</p>

<p>Su tüketiminin yanı sıra salatalık, domates, marul, kereviz, karpuz ve çilek gibi su oranı yüksek meyve ve sebzelerden de yararlanılabilir. Elma, armut, portakal, üzüm, ananas, havuç ve brokoli de vücudun sıvı alımına katkı sağlayan besinler arasında yer alıyor.</p>

<p>Vücudun yeterli sıvı alıp almadığı idrar renginden de anlaşılabilir. Açık sarı renk genellikle yeterli sıvı alımına işaret ederken, koyu sarı veya turuncuya yaklaşan renkler daha fazla su tüketilmesi gerektiğini gösterebilir.</p>

<h2>Sıcak içecekler tamamen bırakılmak zorunda değil</h2>

<p>Uzmanlara göre sıcak veya oda sıcaklığındaki içecekler de sıvı ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olabilir. Sıcak içecekler terlemeyi artırabilse de serinlemek açısından asıl önemli olan, gün boyunca yeterli miktarda sıvı tüketilmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahve ve çaydan tamamen vazgeçmek gerekmiyor ancak aşırı kafein tüketimi idrar miktarını artırarak sıvı kaybına katkıda bulunabilir. Alkolün de vücudun susuz kalmasına yol açabileceği unutulmamalı.</p>

<p>Öğün saatlerinin günün serin bölümlerine göre düzenlenmesi de fayda sağlayabilir. Kahvaltının erken yapılması, öğle sıcağında daha hafif beslenilmesi ve ana öğünün akşam saatlerine bırakılması öneriler arasında yer alıyor.</p>

<p>#SıcakHavalar #SağlıklıBeslenme #SuTüketimi #BeslenmeÖnerileri #YazSağlığı</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/sicak-havalarda-beslenme-nasil-olmali-uzmanlardan-uc-onemli-oneri</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/ece/chatgpt-image-19-tem-2026-15-29-12-3.png" type="image/jpeg" length="74963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dondurma Tüketirken Bu Ayrıntılara Dikkat: Boğaz Rahatsızlığı Riski Azaltılabilir]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/dondurma-tuketirken-bu-ayrintilara-dikkat-bogaz-rahatsizligi-riski-azaltilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/dondurma-tuketirken-bu-ayrintilara-dikkat-bogaz-rahatsizligi-riski-azaltilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte dondurma tüketimi artarken, uzmanlar bu ürünün doğru koşullarda ve ölçülü şekilde tüketilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte dondurma tüketimi artarken, uzmanlar bu ürünün doğru koşullarda ve ölçülü şekilde tüketilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Süt, protein, kalsiyum ve çeşitli vitaminler içeren dondurma, özellikle çocuklar ve tatlı sevenler tarafından sıkça tercih ediliyor.</h1>

<p>Uzmanlara göre dondurmanın ambalajından çıkarılır çıkarılmaz çok soğuk halde tüketilmesi yerine kısa süre bekletilmesi, küçük lokmalarla ve yavaş yenmesi boğazda oluşabilecek tahrişin azaltılmasına yardımcı olabilir. Tüketim sırasında veya sonrasında su içilmesi de boğazın rahatlatılması açısından öneriliyor.</p>

<h2>Soğuk zincire dikkat edilmeli</h2>

<p>Dondurmanın sağlık açısından güvenli şekilde tüketilebilmesi için üretim ve saklama koşulları büyük önem taşıyor. Soğuk zinciri bozulan, eriyip yeniden dondurulan veya uygun şartlarda muhafaza edilmeyen ürünlerin tüketilmemesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>İnek sütüne karşı alerjisi bulunan kişilerin ise içerik etiketini dikkatle incelemesi ve kendilerine uygun alternatifleri tercih etmesi gerekiyor. Keçi sütünden veya farklı içeriklerden üretilen çeşitler seçenek oluşturabilse de alerjisi bulunanların tüketim öncesinde sağlık uzmanına danışması öneriliyor.</p>

<h2>Aşırı tüketim kilo ve ağız sağlığını etkileyebilir</h2>

<p>Şeker ve kalori içeriği nedeniyle dondurmanın aşırı tüketilmesi özellikle kilo kontrolü yapan kişiler açısından sorun oluşturabilir. Uzmanlar, dondurmanın ölçülü tüketilmesini ve mümkünse aç karnına değil, öğün sonrasında yenmesini tavsiye ediyor.</p>

<p>Dondurma tüketiminin ardından ağız ve diş temizliğine dikkat edilmesi de önem taşıyor. Yüksek şeker içeriği, gerekli ağız bakımı yapılmadığında diş çürükleri açısından risk yaratabiliyor.</p>

<h2>Tekrarlayan boğaz enfeksiyonları ihmal edilmemeli</h2>

<p>Boğaz enfeksiyonlarının yalnızca soğuk yiyecek ve içeceklerden kaynaklanmadığını vurgulayan uzmanlar; burun tıkanıklığı nedeniyle ağızdan nefes alma, bağışıklığın zayıflaması, sigara kullanımı, uykusuzluk, yoğun stres, geniz akıntısı ve alerjik rahatsızlıkların da etkili olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Sık tekrarlayan, uzun süren veya yüksek ateş ve şiddetli ağrı gibi belirtilerle seyreden boğaz enfeksiyonlarında doktora başvurulması gerekiyor. Özellikle yıl içinde birçok kez enfeksiyon geçiren çocuk ve yetişkinlerin kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmesi tavsiye ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>#Dondurma #Sağlık #BoğazEnfeksiyonu #YazAyları #Beslenme</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/dondurma-tuketirken-bu-ayrintilara-dikkat-bogaz-rahatsizligi-riski-azaltilabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 22:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/14.png" type="image/jpeg" length="55257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saat Başına 5 Dakikalık Yürüyüş Molası Ağrıları Hafifletebilir]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/saat-basina-5-dakikalik-yuruyus-molasi-agrilari-hafifletebilir2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/saat-basina-5-dakikalik-yuruyus-molasi-agrilari-hafifletebilir2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süre masa başında kalanlar için kısa ve düzenli hareket molalarının önemli faydalar sağlayabileceği belirtildi. Yaklaşık 11 bin 500 yetişkinin verilerinin değerlendirildiği araştırmada, her saat beş dakika yürümenin uygulanabilir ve etkili bir yöntem olabileceği kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p><strong>Uzun süre masa başında kalanlar için kısa ve düzenli hareket molalarının önemli faydalar sağlayabileceği belirtildi. Yaklaşık 11 bin 500 yetişkinin verilerinin değerlendirildiği araştırmada, her saat beş dakika yürümenin uygulanabilir ve etkili bir yöntem olabileceği kaydedildi.</strong></p>

<p>Günün büyük bölümünü bilgisayar başında, araçta veya koltukta geçiren kişilerde uzun süre aynı pozisyonda kalmaya bağlı çeşitli şikâyetler görülebiliyor. Yeni bir araştırma, bu etkileri azaltmak için yoğun egzersiz programları yerine düzenli ve kısa yürüyüş molalarının da günlük rutine eklenebileceğini ortaya koydu.</p>

<h2>En Fazla Fayda Sık Aralıklarla Hareket Edenlerde Görüldü</h2>

<p>Araştırma kapsamında tam zamanlı çalışan ve genel sağlık durumu iyi olan yaklaşık 11 bin 500 yetişkinin verileri incelendi. Katılımcılardan iki hafta boyunca 30, 60 veya 120 dakikalık aralıklarla beş dakika yürümeleri istendi.</p>

<p>Sonuçlara göre en belirgin fayda, her 30 dakikada bir hareket eden grupta görüldü. Ancak saat başı verilen beş dakikalık yürüyüş molalarının hem uygulanabilirlik hem de sağladığı katkı açısından daha dengeli bir seçenek olduğu değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzun Süre Oturmak Kasları ve Dolaşımı Etkileyebilir</h2>

<p>Saatler boyunca aynı pozisyonda oturmanın dolaşımı yavaşlatabileceği, kas kullanımını azaltabileceği ve zaman içerisinde esneklik, denge ve koordinasyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtildi.</p>

<p>Kısa yürüyüşlerin kasları yeniden harekete geçirebileceği, enerji düzeyini ve ruh halini destekleyebileceği ifade edildi. Bunun için uzun mesafeler yürümek gerekmiyor; ofis veya ev içerisinde birkaç dakika hareket etmek de yeterli görülebiliyor.</p>

<h2>Haftada Birkaç Gün Spor Yapmak Hareketsizliği Tamamen Telafi Etmeyebilir</h2>

<p>Uzmanlar, günün büyük bölümünü oturarak geçiren kişilerin haftada bir veya iki kez egzersiz yapmasının hareketsizliğin bütün etkilerini ortadan kaldırmayabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Gün içerisinde düzenli olarak tekrarlanan küçük hareketlerin daha sürdürülebilir bir alışkanlığa dönüşebileceği belirtilirken, kısa yürüyüşlerin kardiyo, kuvvet ve esneklik çalışmalarının yerine geçmediği de vurgulandı.</p>

<h2>Günlük Hayata Kolayca Eklenebilir</h2>

<p>Telefon görüşmesi sırasında yürümek, su almak için ayağa kalkmak, saat başına alarm kurmak veya ev içerisinde kısa bir tur atmak bu alışkanlığın uygulanmasını kolaylaştırabilir.</p>

<p>Araştırmanın yalnızca iki hafta sürmesi ve bazı sonuçların katılımcıların kendi beyanlarına dayanması nedeniyle, uzun vadeli etkilerin ortaya konulması için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunduğu belirtildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/saat-basina-5-dakikalik-yuruyus-molasi-agrilari-hafifletebilir2</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/4-15.png" type="image/jpeg" length="17109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulağındaki Hareketten Şüphelendi, Doktor Kelebekle Karşılaştı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/kulagindaki-hareketten-suphelendi-doktor-kelebekle-karsilasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/kulagindaki-hareketten-suphelendi-doktor-kelebekle-karsilasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde kulağında hareket hisseden 40 yaşındaki bir kişinin muayenesinde canlı kelebek tespit edildi. Uzman doktor tarafından zarar verilmeden çıkarılan kelebek yeniden doğaya bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde kulağında hareket hisseden 40 yaşındaki bir kişinin muayenesinde canlı kelebek tespit edildi. Uzman doktor tarafından zarar verilmeden çıkarılan kelebek yeniden doğaya bırakıldı.</strong></h1>

<p>Küçükçekmece’de yaşayan 40 yaşındaki bir kişi, kulağının içinde hareket eden bir şey bulunduğunu hissetmesi üzerine özel bir tıp merkezine başvurdu.</p>

<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Ayanoğlu tarafından yapılan muayenede, hastanın dış kulak yolunda canlı bir kelebeğin bulunduğu görüldü. Tıbbi görüntüleme sırasında kelebeğin hareket ettiği de kayıtlara yansıdı.</p>

<h2>Hassas müdahaleyle çıkarıldı</h2>

<p>Kelebeğin çıkarılmaya uygun bir konumda olduğunu belirleyen doktor, küçük bir tıbbi alet yardımıyla müdahalede bulundu. İşlemin ardından hastanın şikâyetleri sona ererken, zarar görmeyen kelebek doğaya bırakıldı.</p>

<p>Ayanoğlu, bu tür vakalarla nadiren karşılaştıklarını belirterek hastanın ilk olarak kulağında bir böcek olabileceğini söylediğini, muayene sırasında gerçekten canlı bir kelebek gördüklerinde şaşkınlık yaşadıklarını anlattı.</p>

<p>Kelebeğin ayaklarının kulak zarına temas etmesinin kişide yoğun hareket ve ses hissi oluşturabileceğini kaydeden Ayanoğlu, büyük veya sıkışmış bir yabancı cisim bulunmadığı sürece kalıcı işitme kaybının beklenmediğini ifade etti.</p>

<h2>“Kulağa herhangi bir cisim sokulmamalı”</h2>

<p>Uzman doktor, kulağında hareket, ağrı, tıkanıklık veya yabancı cisim hisseden kişilerin kendi imkânlarıyla müdahale etmek yerine sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulak çubuğu kullanımını da önermeyen Ayanoğlu, kulak salgısının dış kulak yolunu koruyan doğal bir yapı olduğunu belirtti. Özellikle yaz aylarında havuz kullanımına bağlı dış kulak yolu enfeksiyonları ve mantar vakalarının artabileceğine dikkat çekerek, hijyeninden emin olunmayan havuzlardan kaçınılması çağrısında bulundu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/kulagindaki-hareketten-suphelendi-doktor-kelebekle-karsilasti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/7-5.png" type="image/jpeg" length="75176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Sıcakları İçin Kritik Uyarı: Bu Besinlerden Uzak Durun]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/yaz-sicaklari-icin-kritik-uyari-bu-besinlerden-uzak-durun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/yaz-sicaklari-icin-kritik-uyari-bu-besinlerden-uzak-durun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nemin yol açabileceği sağlık sorunlarına karşı vatandaşları uyardı. Bakanlık; yeterli su tüketilmesini, hafif besinlerin tercih edilmesini ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınılmasını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nemin yol açabileceği sağlık sorunlarına karşı vatandaşları uyardı. Bakanlık; yeterli su tüketilmesini, hafif besinlerin tercih edilmesini ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınılmasını önerdi.</strong></p>

<p>Yaz aylarında hava sıcaklığı ve nem oranının yükselmesi, vücut ısısının artmasına ve metabolizmanın değişen koşullara uyum sağlamak için daha fazla çalışmasına neden oluyor. Aşırı terlemeyle birlikte sıvı ve mineral kaybı yaşanırken, bu durum baş dönmesi, bulantı ve bayılma hissi gibi sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada; kronik hastalığı bulunanların, küçük çocukların, 65 yaş ve üzerindeki bireylerin, hamilelerin ve açık alanda çalışanların sıcak hava koşullarından daha fazla etkilenebileceği belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, yaz döneminde sağlığın korunabilmesi için yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, sıvı tüketiminin artırılması ve besin güvenliği kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>Günde 2,5-3 litre su tüketilmeli</h2>

<p>Sıcak havalarda susama hissinin beklenmeden gün boyunca düzenli olarak su içilmesi öneriliyor. Günlük su ihtiyacı, kişinin vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar, yetişkin bir birey için günlük ortalama 2,5 ila 3 litre suya karşılık geliyor.</p>

<p>Sıvı ihtiyacını karşılamak amacıyla çay, kahve ve gazlı içecekler yerine su, yarım yağlı süt ve ayran gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. Egzersiz yapanların da terleme nedeniyle kaybettikleri sıvıyı yerine koymak için yeterli miktarda su tüketmeleri gerekiyor.</p>

<h2>Açık renkli ve hafif giysiler tercih edilmeli</h2>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak için bol, hafif ve açık renkli kıyafetlerin giyilmesi, serinlemek amacıyla ılık duş alınması öneriliyor.</p>

<p>Sıcağa bağlı baş dönmesi, bulantı, halsizlik veya bayılma hissi gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtiliyor.</p>

<h2>Kahvaltıda hafif besinlere yer verilmeli</h2>

<p>Bakanlığın açıklamasında, yaz aylarında kahvaltının ihmal edilmemesi ve öğünde az yağlı peynir, zeytin ve taze sebzelere yer verilmesi önerildi.</p>

<p>Kafeinli içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi içeceklerin tercih edilebileceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kızartma, hamur işi ve yağlı yiyeceklerden kaçının</h2>

<p>Sıcak havalarda yağlı yiyeceklerin, kızartmaların ve hamur işlerinin mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekiyor. Yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suyla pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lif oranı yüksek besinlere ağırlık verilmesi öneriliyor. Yüksek kalorili hamur işi tatlıları yerine sütlü veya meyveli tatlılar ile dondurma tercih edilebiliyor.</p>

<h2>Açıkta satılan yiyecekler zehirlenme riskini artırıyor</h2>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle besin zehirlenmelerinin daha sık görülebileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle açıkta satılan ve uygun koşullarda saklanmadığı düşünülen yiyeceklerin tüketilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan gıdaların uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemesi; gıdaların hazırlanması, pişirilmesi ve saklanması sırasında hijyen kurallarına özen gösterilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p>Bakanlık, yaz sıcaklarının olumsuz etkilerinden korunmak için su tüketiminin ihmal edilmemesi, hafif ve dengeli beslenilmesi ve şüpheli gıdalardan uzak durulması çağrısında bulundu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/yaz-sicaklari-icin-kritik-uyari-bu-besinlerden-uzak-durun</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/2-15.png" type="image/jpeg" length="36202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sık Mangal Yapanlar Dikkat !]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/sik-mangal-yapanlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/sik-mangal-yapanlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sıkça tercih edilen mangal keyfi, gerekli önlemler alınmadığında solunum sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Prof. Dr. Erdoğan Kunter, kömür ve tutuşturucu malzemelerin yanması sırasında ortaya çıkan toksik maddelere uzun süre maruz kalmanın akciğerler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Yaz aylarında sıkça tercih edilen mangal keyfi, gerekli önlemler alınmadığında solunum sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Prof. Dr. Erdoğan Kunter, kömür ve tutuşturucu malzemelerin yanması sırasında ortaya çıkan toksik maddelere uzun süre maruz kalmanın akciğerler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.</h1>

<p>Mangal dumanında bulunan bazı zararlı bileşiklerin renksiz ve belirgin bir kokuya sahip olmaması nedeniyle fark edilmeden solunabildiğini belirten Kunter, dumanın doğrudan solunmaması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kömürün yanmasıyla açığa çıkan polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve benzeri kimyasal maddelerin solunum yollarını tahriş edebileceğini aktaran Kunter, özellikle astım hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Yoğun dumana maruz kalmanın astım ataklarını tetikleyebileceği ve mevcut solunum yolu rahatsızlıklarını ağırlaştırabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mangal dumanına düzenli olarak maruz kalan kişilerde riskin daha yüksek olduğuna işaret eden Kunter, özellikle mangal işini meslek olarak yapanların veya çok sık mangal başında bulunanların uzun vadede kronik solunum yolu hastalıklarıyla karşılaşabileceğini kaydetti.</p>

<p>Tek seferlik mangal yapmanın doğrudan akciğer kanserine yol açmayacağını vurgulayan Kunter, toksik maddelere sık ve uzun süreli maruziyetin ise kanser riskini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, mangalın açık ve iyi havalandırılan alanlarda yapılmasını, rüzgâr yönüne dikkat edilmesini ve dumanın doğrudan solunmasından kaçınılmasını öneriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/sik-mangal-yapanlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/2-14.png" type="image/jpeg" length="52636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Sıcak Hava Felaketi: 5 Bin 120 Can Kaybı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/almanyada-sicak-hava-felaketi-5-bin-120-can-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/almanyada-sicak-hava-felaketi-5-bin-120-can-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da etkili olan aşırı sıcak hava dalgası, bu yıl binlerce kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya’da etkili olan aşırı sıcak hava dalgası, bu yıl binlerce kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Robert Koch Enstitüsü’nün yayımladığı rapora göre, ülkede aşırı sıcaklara bağlı ölüm sayısı 5 bin 120 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Raporda, özellikle haziran ayı sonunda hava sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığına dikkat çekildi. 2026 yılının 15’inci haftasından 26’ncı haftasına kadar geçen süreçte, aşırı sıcakların ölüm oranlarında ciddi artışa yol açtığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, sıcak hava dalgasından en çok yaşlı nüfusun etkilendiğini vurguladı. Rapora göre, 28 Haziran’a kadar aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin 2 bin 950’sini 85 yaş üzerindeki kişiler oluşturdu.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle ileri yaştaki bireyler, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için aşırı sıcaklara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>#Almanya #AşırıSıcaklar #SıcakHavaDalgası #RobertKochEnstitüsü #İklimKrizi #Avrupa #Sağlık #YaşlıNüfus #KüreselIsınma #HavaDurumu</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/almanyada-sicak-hava-felaketi-5-bin-120-can-kaybi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/1-23.png" type="image/jpeg" length="47455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikmen Sağlık Merkezi’nde Sona Gelindi]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/dikmen-saglik-merkezinde-sona-gelindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/dikmen-saglik-merkezinde-sona-gelindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Dikmen Sağlık Merkezi’nde çalışmaların son aşamaya geldiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Dikmen Sağlık Merkezi’nde çalışmaların son aşamaya geldiğini duyurdu.</h1>

<p>Dinçyürek, yaptığı açıklamada, “Bazıları sadece konuşur… Bizimse eserlerimiz konuşur” ifadelerini kullanarak, sağlık alanında yapılan yatırımların hizmete dönüşmeye devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Dikmen Sağlık Merkezi’nin tamamlanmasıyla bölge halkının sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay ulaşmasının hedeflendiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>#HakanDinçyürek #SağlıkBakanlığı #DikmenSağlıkMerkezi #KKTC #SağlıkYatırımı #SağlıkHizmeti #Dikmen #Kıbrıs #TopuzGazetesi #Gündem</p></p>]]></content:encoded>
      <category>KIBRIS, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/dikmen-saglik-merkezinde-sona-gelindi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/5-5.png" type="image/jpeg" length="76681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulak Memesindeki Çizgi Kalp Hastalığı Belirtisi mi?]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/kulak-memesindeki-cizgi-kalp-hastaligi-belirtisi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/kulak-memesindeki-cizgi-kalp-hastaligi-belirtisi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan kulak memesinde çapraz çizgi iddiası, vatandaşların dikkatini yeniden kalp sağlığına çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan kulak memesinde çapraz çizgi iddiası, vatandaşların dikkatini yeniden kalp sağlığına çevirdi. Tıpta “Frank işareti” olarak bilinen bu çizginin, kalp-damar hastalıklarıyla bağlantılı olup olmadığı merak konusu oldu.</h1>

<p>Sosyal medyada yapılan paylaşımların ardından birçok kişi kendi kulağını ya da yakınlarının kulağını kontrol etmeye başlarken, uzmanlar bu konuda paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Bilimsel araştırmaların bir bölümünde, kulak memesinde çapraz çizgi bulunan kişilerde kalbi besleyen damarlarda daralma görülme ihtimalinin daha yüksek olabileceğine dair bulgular yer aldı. Uzmanlara göre bu durum, yaşlanma süreciyle birlikte damar yapısında meydana gelen değişikliklerin kulak memesindeki küçük damarlara da yansımasıyla ilişkili olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu bulgu, tıp dünyasında kesin tanı koydurucu bir işaret olarak kabul edilmiyor. Çünkü konuya ilişkin yapılan çalışmaların sonuçları birbirinden farklı. Bazı araştırmalarda Frank işareti ile kalp-damar hastalıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunurken, bazı çalışmalarda ise bu çizginin tek başına güvenilir bir belirti olmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Kardiyoloji uzmanları, kulak memesinde çapraz çizgi bulunmasının kişinin mutlaka kalp hastası olduğu ya da kalp krizi geçireceği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Aynı şekilde bu çizginin olmaması da kişinin kalp-damar hastalığı riski taşımadığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre asıl önemli olan, kişinin genel sağlık durumu ve risk faktörleri. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikâyetleri bulunan ya da ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin vakit kaybetmeden kardiyoloji uzmanına başvurması öneriliyor.</p>

<p>Sosyal medyada yer alan “Kulak memenizde çizgi varsa kalp hastasısınız” şeklindeki paylaşımların gerçeği yansıtmadığı belirtilirken, uzmanlar kesin tanının ancak doktor muayenesi ve gerekli tetkiklerle konulabileceğini hatırlatıyor.</p>

<p>Frank işareti tamamen önemsiz bir bulgu olarak görülmese de, tek başına kalp hastalığı teşhisi koymak için yeterli değil. Bu nedenle uzmanlar, vatandaşlara sosyal medya iddialarıyla paniğe kapılmak yerine düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulunuyor.</p>

<p>#Frankİşareti #KulakMemesi #KalpSağlığı #KalpHastalığı #Kardiyoloji #SağlıkHaberleri #SosyalMedya #DamarSağlığı #ErkenKontrol #TopuzGazetesi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/kulak-memesindeki-cizgi-kalp-hastaligi-belirtisi-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/a2-37.png" type="image/jpeg" length="95824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her Sinek Isırığı Masum Değil]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/her-sinek-isirigi-masum-degil2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/her-sinek-isirigi-masum-degil2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sivrisinek ve böcek ısırıkları daha sık görülmeye başladı. Dermatoloji Uzmanı Dr. Osman Vural, açık havada geçirilen sürenin uzaması, ince kıyafetlerin tercih edilmesi ve doğayla temasın artmasının cildi böcek ısırıklarına karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sivrisinek ve böcek ısırıkları daha sık görülmeye başladı. Dermatoloji Uzmanı Dr. Osman Vural, açık havada geçirilen sürenin uzaması, ince kıyafetlerin tercih edilmesi ve doğayla temasın artmasının cildi böcek ısırıklarına karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi.</p>

<p><strong>Her Böcek Isırığı Aynı Değil</strong></p>

<p>Dr. Vural, sivrisinek ısırıklarının genellikle kaşıntı, kızarıklık ve küçük kabarıklıklarla ortaya çıktığını belirtti. Arı sokmalarının daha ağrılı ve şişlikli seyrettiğini, kenelerin ise cilde tutunarak uzun süre yapışık kalabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Alarm Belirtilerine Dikkat</strong></p>

<p>Uzmanlara göre sinek ısırıkları çoğu zaman hafif belirtilerle geçse de bazı durumlar ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Şişliğin giderek büyümesi, şiddetli ağrı, akıntı, ateş, halsizlik, nefes darlığı, baş dönmesi ya da belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekiyor.</p>

<p><strong>Kaşımak Enfeksiyon Riskini Artırıyor</strong></p>

<p>Dr. Vural, ısırılan bölgenin kaşınmasının cilt bütünlüğünü bozarak enfeksiyon riskini artırabileceğini vurguladı. Isırık sonrası bölgenin sabunlu suyla temizlenmesi ve 10-15 dakika soğuk uygulama yapılmasının kaşıntı ve şişliği azaltabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Çocuklar ve Hassas Cilde Sahip Kişiler Daha Riskli</strong></p>

<p>Çocuklar ile atopik dermatit gibi hassas cilt yapısına sahip kişilerde sinek ısırıklarına karşı daha belirgin reaksiyonlar görülebileceğini söyleyen Vural, bu gruplarda koruyucu önlemlerin daha dikkatli uygulanması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Sinekler Hastalık Taşıyabilir</strong></p>

<p>Bazı sivrisinek türlerinin sıtma, Batı Nil humması, dang humması, Chikungunya ve Zika virüsü gibi hastalıkların bulaşmasında rol oynayabildiğine dikkat çeken Vural, Türkiye’de bu hastalıkların yaygın görülmediğini ancak iklim değişikliği ve seyahat hareketliliği nedeniyle risklerin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Korunmak İçin Basit Önlemler Önemli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında açık renkli ve uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesini, sineklik ve cibinlik kullanılmasını, durgun su kaynaklarından uzak durulmasını ve uygun sinek kovucu ürünlerden yararlanılmasını öneriyor.</p>

<p>#SinekIsırığı #BöcekIsırığı #Sağlık #YazUyarısı #Dermatoloji #AlerjikReaksiyon #EnfeksiyonRiski #ÇocukSağlığı #Sivrisinek #TopuzGazetesi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/her-sinek-isirigi-masum-degil2</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 22:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/a3-37.png" type="image/jpeg" length="12798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Kahve Tüketimine Dikkat]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/sicak-havalarda-kahve-tuketimine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/sicak-havalarda-kahve-tuketimine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında serinlemek amacıyla sıkça tercih edilen buzlu kahveler, sanıldığı gibi su ihtiyacını karşılamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Yaz aylarında serinlemek amacıyla sıkça tercih edilen buzlu kahveler, sanıldığı gibi su ihtiyacını karşılamıyor. Uzman Diyetisyen Büşra Nur Güngör, sıcak havalarda tüketilen kahvenin suyun yerini tutmadığını belirterek, aşırı kahve tüketiminin vücutta sıvı kaybına yol açabileceği uyarısında bulundu.</h1>

<p>Kahvenin diüretik, yani idrar söktürücü etkisi bulunduğunu ifade eden Güngör, özellikle sıcak havalarda terleme yoluyla kaybedilen sıvının kahve ya da benzeri içeceklerle tam olarak yerine konulamayacağını söyledi. Güngör, bu nedenle her bardak kahvenin yanında mutlaka bir bardak su tüketilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Uzman Diyetisyen Güngör, kahve tüketiminin kişiden kişiye değişebileceğini belirterek, “Kahvenin su kaybına yol açabileceği durumlar tüketim miktarı, kişinin yaşı ve kahve içme alışkanlığıyla yakından ilgilidir. Normalde düzenli kahve tüketmeyen bir kişinin yaz aylarında fazla miktarda buzlu kahve içmesi, ileri yaştaki bireylerde ya da paketli kahve tüketiminde sıvı kaybı riskini artırabilir” dedi.</p>

<p>Günlük kafein tüketiminde önerilen sınırın aşılmaması gerektiğine dikkat çeken Güngör, sağlıklı yetişkinler için günlük 400 miligram kafeinin üst sınır olarak kabul edildiğini belirtti. Bu miktarın ortalama 3-4 bardak kahveye denk geldiğini söyleyen Güngör, büyük porsiyon kahve tüketenlerin ise günde 2 bardağı geçmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sıcak havalarda kahve tüketiminde “birebir kuralı”nın uygulanmasını öneren Güngör, “Bir bardak kahve içiyorsak, yanında bir bardak su tüketerek vücudun sıvı dengesini desteklememiz gerekir. Kahve sıvı olarak tüketilse de vücudun ihtiyaç duyduğu suyun yerini tutmaz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>#Kahve #SıcakHava #Sağlık #Beslenme #Diyetisyen #SuTüketimi #Kafein #YazSağlığı #BuzluKahve #SağlıklıYaşam</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/sicak-havalarda-kahve-tuketimine-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/3-8.png" type="image/jpeg" length="31234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demansa neden olan paketli atıştırmalık açıklandı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/demansa-neden-olan-paketli-atistirmalik-aciklandi2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/demansa-neden-olan-paketli-atistirmalik-aciklandi2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamın hızlı temposu nedeniyle sıkça tercih edilen aşırı işlenmiş gıdalar, bu kez beyin sağlığı üzerindeki olası etkileriyle gündeme geldi. Harvard araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bu tür gıdaların yoğun tüketiminin demans ve bilişsel bozulma riskiyle ilişkilendirilebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2>

<p>Araştırmada, aşırı işlenmiş gıdaları en fazla tüketen bireylerde demans riskinin daha yüksek olabileceği belirtildi. Aynı grupta hafıza, dikkat ve düşünme becerileriyle bağlantılı bilişsel gerileme riskinin de artabileceği aktarıldı.</p>

<p>Uzmanlar, bulguların aşırı işlenmiş gıdaların yalnızca kilo kontrolü ve kalp sağlığı açısından değil, beyin sağlığı bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiğini vurguladı.</p>

<p>Çalışmada özellikle işlenmiş et ürünlerinin öne çıktığı ifade edildi. Sosis, salam, pastırma ve benzeri ürünlerin sık tüketiminin demans ve bilişsel bozulma riskiyle daha güçlü bir bağlantı gösterebileceği kaydedildi.</p>

<p>Araştırmada ayrıca tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve daha az işlenmiş besinleri daha fazla tüketen kişilerde bilişsel sorunların daha düşük riskle ilişkilendirilebildiği belirtildi. Bu durum, beslenmede tamamen yasaklayıcı bir yaklaşım yerine daha sade, doğal ve dengeli tercihlere yönelmenin önemini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre burada asıl belirleyici olan tek bir öğün ya da ara sıra tüketilen paketli ürünler değil, bu gıdaların günlük beslenmede ne kadar yer tuttuğu. Aşırı işlenmiş gıdaları tamamen hayatın dışına çıkarmak her zaman kolay olmasa da ev yemeklerini daha sık tercih etmek, sebze ve meyve tüketimini artırmak, paketli ürünleri azaltmak ve etiket okumayı alışkanlık haline getirmek uzun vadede daha sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturabilir.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, araştırma sonuçlarının doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmadığına da dikkat çekiyor. Bu nedenle aşırı işlenmiş gıdaların tek başına demansa neden olduğunu söylemek doğru değil. Ancak mevcut bulgular, beyin sağlığını korumada beslenme alışkanlıklarının uyku, hareket ve genel yaşam tarzı kadar önemli olduğunu gösteriyor.</p>

<p>#Sağlık #Beslenme #Demans #BeyinSağlığı #HarvardAraştırması #İşlenmişGıdalar #SağlıklıYaşam #BilişselSağlık #PaketliGıdalar #TopuzGazetesi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/demansa-neden-olan-paketli-atistirmalik-aciklandi2</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/a3-34.png" type="image/jpeg" length="86897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da Sıcak Hava Bilançosu: Bir Haftada 2 Bini Aşkın Fazla Ölüm Kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/fransada-sicak-hava-bilancosu-bir-haftada-2-bini-askin-fazla-olum-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/fransada-sicak-hava-bilancosu-bir-haftada-2-bini-askin-fazla-olum-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da haziran ayında etkili olan sıcak hava dalgasının bilançosu ağır oldu. Fransız hükümeti, 22-28 Haziran tarihleri arasında geçmiş yılların aynı dönem ortalamalarına göre 2 bin 25 fazla ölüm kaydedildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Stephanie Rist, basına yaptığı açıklamada, 22 Haziran haftasında can kayıplarında bir önceki haftaya kıyasla yüzde 30 artış yaşandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa Sağlık Bakanlığı, daha önce 24-28 Haziran döneminde sıcak hava dalgasıyla bağlantılı olarak önceki aylara kıyasla yaklaşık 1000 fazla ölüm kaydedildiğini duyurmuştu.</p>

<p>Haziran ayında yaklaşık iki hafta boyunca ülkeyi etkisi altına alan aşırı sıcaklar, ulaşım, sağlık, eğitim ve üretim başta olmak üzere birçok alanda hayatı olumsuz etkiledi. Paris’te 26 Haziran’da yalnızca bir günde 109 kişinin sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p>Ülke genelinde yeni bir sıcak hava dalgasının gelecek haftadan itibaren etkili olmasının beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan Fransa, Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgasından en fazla etkilenen ülkelerden biri oldu. Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France, haziran ayında ülkede ortalama sıcaklığın 22,7 derece olarak ölçüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Bu değerin mevsim normallerinin 3,8 derece üzerinde olduğu belirtilirken, 2003 yılına ait haziran sıcaklık rekorunun kırıldığı ve Fransa’nın tarihinin en sıcak haziran ayını yaşadığı bildirildi.</p>

<p>#Fransa #SıcakHavaDalgası #AşırıSıcaklar #KüreselIsınma #TopuzGazetesi</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/fransada-sicak-hava-bilancosu-bir-haftada-2-bini-askin-fazla-olum-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/ea/b1c222ef-2f1e-4801-a0b1-7cf34273fb26.png" type="image/jpeg" length="30109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip Sanılan Toksoplazmoz Görme Kaybına Yol Açabilir]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/grip-sanilan-toksoplazmoz-gorme-kaybina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/grip-sanilan-toksoplazmoz-gorme-kaybina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Halsizim, birkaç güne geçer” diyerek önemsenmeyen bazı şikâyetler, ciddi bir enfeksiyonun habercisi olabilir. Grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabilen toksoplazmoz, çoğu kişide fark edilmeden atlatılsa da özellikle hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için ciddi risk taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Halsizim, birkaç güne geçer” diyerek önemsenmeyen bazı şikâyetler, ciddi bir enfeksiyonun habercisi olabilir. Grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabilen toksoplazmoz, çoğu kişide fark edilmeden atlatılsa da özellikle hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için ciddi risk taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toksoplazmoz enfeksiyonu yüksek ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, mide bulantısı ve kusma gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bu nedenle hastalık, ilk aşamada grip ya da basit bir viral enfeksiyonla karıştırılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre sağlıklı bireylerde çoğu zaman ağır tabloya yol açmayan toksoplazmoz, hamilelik döneminde geçirildiğinde bebek açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ise enfeksiyon göz, beyin, kalp ve akciğer gibi hayati organları etkileyebiliyor.</p>

<p>Hastalığın en dikkat çeken risklerinden biri de göz tutulumu. Toksoplazma parazitinin neden olduğu göz enfeksiyonu retinaya zarar verebilir ve bulanık görme başta olmak üzere kalıcı görme sorunlarına yol açabilir. Bilinç bulanıklığı, konuşmada bozulma, yürümede dengesizlik veya görme problemleri gibi belirtilerde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekiyor.</p>

<p>Toksoplazmoz; az pişmiş et tüketimi, iyi yıkanmamış sebze ve meyveler, kirli su ya da enfekte kedi dışkısıyla temas etmiş toprak ve yüzeyler yoluyla bulaşabiliyor. Bu nedenle etlerin iyi pişirilmesi, sebze ve meyvelerin bol suyla yıkanması, çiğ etle temas eden bıçak ve kesme tahtalarının temizlenmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p>Uzmanlar, evcil hayvanların suçlanmaması gerektiğini de vurguluyor. Asıl önemli olan, bulaşma yollarını bilmek ve hijyen kurallarına dikkat etmek. Özellikle hamilelerin ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin belirtileri hafife almaması, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/grip-sanilan-toksoplazmoz-gorme-kaybina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/sumeyye/r1-4.png" type="image/jpeg" length="39761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engelliler Kanunu'nun Çıkarılışının 21. Yılı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/engelliler-kanununun-cikarilisinin-21-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/engelliler-kanununun-cikarilisinin-21-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peki Engelliler Kanunu neleri değiştirdi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.topuzgazetesi.com/vidyome/embed/114710" webkitallowfullscreen=""></iframe></div></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/engelliler-kanununun-cikarilisinin-21-yili</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/07/ea/4c3b0e1b-38e2-4475-b51c-2ddc0bf86f1c.png" type="image/jpeg" length="43223"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserde dengeler değişti: En büyük artış gösteren cinsiyet açıklandı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/kanserde-dengeler-degisti-en-buyuk-artis-gosteren-cinsiyet-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/kanserde-dengeler-degisti-en-buyuk-artis-gosteren-cinsiyet-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni rapor, kanser oranlarında cinsiyete göre dikkat çeken bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Erkeklerde düşüş görülürken kadınlarda, özellikle de genç yaş gruplarında artış tespit edildi. İşte sebepleri...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de yayımlanan yeni rapor, kanser verilerinde dikkat çeken bir değişimi ortaya koydu. Kanser görülme oranı erkeklerde düşerken kadınlarda artış gösteriyor. Özellikle 50 yaş altı kadınlardaki yükseliş uzmanların gündeminde.</p>

<h2>GENÇ KADINLARDA GÖRÜLEN ARTIŞ DİKKAT ÇEKTİ</h2>

<p>Raporda, 50 yaş altındaki kadınlarda kanser görülme oranının aynı yaş grubundaki erkeklere göre yüzde 82 daha yüksek olduğu belirtildi. Bu oranın 2002 yılında yüzde 51 olduğu, 2021 verilerinde ise dikkat çekici şekilde yükseldiği aktarıldı.Kadınlarda görülen bu artışın özellikle meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerindeki yükselişle bağlantılı olabileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu tablonun yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını belirtti.</p>

<h2>ERKEKLERDE GÖRÜLEN DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ</h2>

<p>Verilere göre erkeklerde kanser görülme oranı genel olarak azalma eğiliminde. Özellikle sigara kullanımının azalması, erken teşhis imkanlarının artması ve tedavideki gelişmeler, kanser ölümlerindeki düşüşte etkili görülüyor.</p>

<p>Buna rağmen uzmanlar, kadınlarda ve genç yetişkinlerdeki artışın yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Çünkü bazı kanser türleri artık daha genç yaşlarda da teşhis edilebiliyor.</p>

<h2>TEK BİR NEDEN GÖSTERİLMİYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre kadınlarda kanser oranlarının artmasının arkasında tek bir neden bulunmuyor.</p>

<p><strong>Yaşam tarzı, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları, obezite, alkol kullanımı, doğum yaşının ilerlemesi ve daha az çocuk sahibi olma</strong> gibi birçok unsurun etkili olabileceği değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu faktörlerin her biri için kesin bir bağlantıdan söz etmek mümkün değil. Araştırmacılar, özellikle genç yaşta artan kanser vakalarının nedenlerini anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtti.</p>

<h2>GENÇ YAŞTA GÖRÜLEN VAKALAR ARTIYOR</h2>

<p>Son yıllarda yalnızca kadınlarda değil, genç yetişkinlerde görülen bazı kanser türlerinde de artış dikkat çekti.</p>

<p><strong>Kolorektal kanser, pankreas kanseri ve rahim kanseri gibi bazı türlerdeki yükseliş, uzmanların takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.</strong>Bu nedenle uzmanlar, vücutta uzun süre devam eden olağan dışı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı. Aile öyküsü olan kişilerin ve risk grubunda bulunanların tarama önerileri konusunda doktorlarına danışması önem taşıyor.</p>

<h2>ERKEN TEŞHİS HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</h2>

<p>Kanser verilerindeki değişim endişe yaratsa da uzmanlar, erken teşhisin hala en güçlü avantajlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Düzenli kontroller, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerinin azaltılması, kanserle mücadelede önemli rol oynuyor.Uzmanlara göre bu rapor, <strong>paniğe neden olmaktan çok farkındalık yaratmalı.</strong> Özellikle kadınların ve genç yetişkinlerin kendi vücutlarındaki değişimleri takip etmesi, rutin kontrolleri aksatmaması ve şüpheli durumlarda hekime başvurması önerildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/kanserde-dengeler-degisti-en-buyuk-artis-gosteren-cinsiyet-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/06/sumeyye/1-20.png" type="image/jpeg" length="87760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklar Arttı, Yaşlılar İçin Risk Büyüdü: Uzmanlardan 5 Hayati Uyarı]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/sicaklar-artti-yaslilar-icin-risk-buyudu-uzmanlardan-5-hayati-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/sicaklar-artti-yaslilar-icin-risk-buyudu-uzmanlardan-5-hayati-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, özellikle yaşlı bireyler için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, özellikle yaşlı bireyler için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, yaşlılarda susuzluk, elektrolit dengesizliği ve yetersiz beslenme riskinin sıcak havalarda daha da arttığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Yaş ilerledikçe susama hissinin azalabildiğine dikkat çeken Özalp, yaşlı bireylerin susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmesi gerektiğini söyledi. Ayran ve şekersiz komposto gibi içeceklerin de sıvı alımını destekleyebileceğini belirten Özalp, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı bulunan ya da idrar söktürücü ilaç kullanan kişilerin sıvı tüketimini mutlaka doktor önerisine göre planlaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Sıcak havalarda halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, bilinç bulanıklığı ve düşme sıklığında artışın susuzluğun erken belirtileri olabileceğini kaydeden Özalp, bu şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yaşlılık döneminde kas kaybının önemli bir sorun olduğuna da dikkat çeken Özalp, sıcaklarda iştah azalsa bile protein tüketiminden vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi. Yumurta, süt ürünleri, balık, tavuk ve kurubaklagillerin günlük beslenmede yer almasının kas gücünü korumaya yardımcı olduğunu belirtti.</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında ağır ve yağlı yemekler yerine zeytinyağlı sebzeler, yoğurtlu öğünler, mevsim salataları, ızgara veya haşlanmış etler ve tam tahıllı besinlerin tercih edilmesini öneriyor. Karpuz, kavun, şeftali, kayısı, salatalık ve domates gibi su oranı yüksek sebze ve meyvelerin de sıvı desteği sağladığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özalp, yaz aylarında gıda güvenliğinin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi, et ve süt ürünlerinde soğuk zincirin korunması, açıkta satılan gıdalardan uzak durulması ve meyve-sebzelerin iyi yıkanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yaşlı bireylerde katı ve gereksiz diyetlerin risk oluşturabileceğini belirten Özalp, beslenme planının kişinin kronik hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve yaşam kalitesi dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlara göre yaz aylarında yaşlıların sağlığını korumanın temel anahtarı; yeterli sıvı alımı, protein tüketimi, dengeli beslenme, gıda güvenliği ve düzenli sağlık takibinden geçiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/sicaklar-artti-yaslilar-icin-risk-buyudu-uzmanlardan-5-hayati-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 23:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/06/sumeyye/a11-10.png" type="image/jpeg" length="67430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YAZIN EN BÜYÜK ÖLÜM TEHLİKESİ... "HASARA YOL AÇABİLİR]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/yazin-en-buyuk-olum-tehlikesi-hasara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/yazin-en-buyuk-olum-tehlikesi-hasara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında deniz, göl, akarsu ve havuzlara yönelen vatandaşlara suda boğulma tehlikesine karşı önemli uyarılar yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında deniz, göl, akarsu ve havuzlara yönelen vatandaşlara suda boğulma tehlikesine karşı önemli uyarılar yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KTÜ Tıp Fakültesi Anestezi Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Ulusoy, boğulma vakalarının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, bu olayların büyük bölümünün basit önlemlerle önlenebileceğini söyledi.</p>

<p>Ulusoy, vatandaşların cankurtaran bulunan ve güvenli olduğu bilinen alanlarda yüzmeyi tercih etmeleri gerektiğini vurguladı. Özellikle Karadeniz kıyılarında sık görülen rip akıntılarının ciddi tehlike oluşturduğunu belirten Ulusoy, denize girerken bayrak uyarılarının, hava ve deniz koşullarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çocukların su kenarında asla yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Ulusoy, ebeveynlerin çocuklarını kol mesafesinden uzaklaştırmaması ve dikkatlerini başka yöne çevirmemesi gerektiğini söyledi. Kolluk, simit ve deniz oyuncaklarının cankurtaran yerine geçmeyeceği de özellikle hatırlatıldı.</p>

<p>Gençler arasında sık görülen balıklama atlamalara da dikkat çeken Ulusoy, sığ suya ya da zemini bilinmeyen alanlara yapılan atlayışların ciddi omurilik hasarlarına ve kalıcı sakatlıklara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Boğulma tehlikesinin çoğu zaman filmlerdeki gibi bağırma ve çırpınmayla fark edilmediğini ifade eden Ulusoy, bu nedenle çevredeki kişilerin dikkatli olması gerektiğini kaydetti. Böyle bir durumda zaman kaybetmeden 112’nin aranması ve müdahalenin bilinçli kişiler tarafından yapılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Uzmanlara göre boğulmalarda en kritik nokta, kişinin oksijensiz kalma süresidir. Bu nedenle erken fark etmek, doğru müdahale etmek ve güvenli alanlarda yüzmek hayati önem taşıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/yazin-en-buyuk-olum-tehlikesi-hasara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/06/sumeyye/a5-16.png" type="image/jpeg" length="38261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kene Uyarısı: Panik Yapmayın]]></title>
      <link>https://www.topuzgazetesi.com/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.topuzgazetesi.com/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan kene vakalarına karşı uzmanlardan önemli uyarılar geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan kene vakalarına karşı uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Teoman Kaynar, kene tutunması durumunda panik yapılmaması, ancak yanlış müdahalelerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle kırsal alanlar, piknik bölgeleri, parklar, tarla ve hayvancılık yapılan yerlerde kene riskinin arttığını belirten Kaynar, vatandaşların açık alanlardan döndükten sonra vücutlarını dikkatli şekilde kontrol etmelerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Kene görüldüğünde kolonya, alkol, gaz yağı, sigara ateşi gibi yöntemlerin kullanılmaması gerektiğini ifade eden Kaynar, yanlış müdahalelerin başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olmak üzere ciddi enfeksiyon risklerini artırabileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynar, kene tutunması sonrası ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, bulantı, kusma ya da ısırık bölgesinde kızarıklık gibi belirtiler görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlar, keneden korunmak için açık renkli ve vücudu örten kıyafetler tercih edilmesini, pantolon paçalarının çorap içine alınmasını ve doğa yürüyüşleri sonrası ayrıntılı vücut kontrolü yapılmasını öneriyor.</p>

<p>Evcil hayvanların da düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Kaynar, yaz boyunca artması beklenen kene vakalarına karşı bilinçli davranmanın ve erken müdahalenin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.topuzgazetesi.com/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://topuzgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/topuzgazetesi-com/uploads/2026/06/sumeyye/a3-30.png" type="image/jpeg" length="15535"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
